
Yerebatan Sarnıcı
location_onFatih / İstanbul · Tarihi Yer · 97029 değerlendirme
Giriş ÜcretliBilgiler
Açıklama
Yerebatan Sarnıcı Nedir? İstanbul’un tarihi yarımadasında yer alan Yerebatan Sarnıcı, Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus tarafından 532 yılında inşa ettirilmiştir. Stoa Bazilikası’nın altında yer alması nedeniyle halk arasında Bazilika Sarnıcı olarak da bilinir. 140 metre uzunluğunda ve 70 metre genişliğinde dikdörtgen bir alanı kaplayan bu devasa yapı, yaklaşık 9.800 metrekarelik alana ve 100 bin ton su depolama kapasitesine sahiptir. Tarihçesi ve Su Temini İnşası ve Su Kaynağı: Sarnıcın suyu, şehre 19 kilometre mesafedeki Belgrat Ormanları’ndan Bozdoğan ve Mağlova kemerleri yardımıyla getirilmiştir. İstanbul’un fethinden sonra bir süre daha kullanılmış ve Topkapı Sarayı'nın bahçelerine su sağlanmıştır. Yeniden Keşfi: Osmanlılar döneminde kendi su tesislerinin kurulmasıyla bir süre kullanılmayan sarnıç, 1544-1550 yıllarında İstanbul'u ziyaret eden Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilmiştir. Onarımlar ve Müzeleşme: Tarihi boyunca III. Ahmet döneminde Mimar Kayserili Mehmet Ağa ve II. Abdülhamit döneminde olmak üzere Osmanlı'da iki kez restore edilmiştir. Cumhuriyet dönemindeki en büyük restorasyon ise 1985 yılında yapılmış; sarnıç içerisindeki çamurların temizlenmesi ve gezi platformunun kurulmasıyla 1987 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır. Mimari Özellikleri ve Önemli Detaylar Sütun Ormanı: Sarnıca 52 basamaklı taş bir merdivenle inilir. İçerisinde her biri 9 metre yüksekliğinde, 12 sıra halinde dizilmiş toplam 336 sütun yer alır. Sütunların büyük bir kısmı silindir biçimindedir ve çoğunluğu antik yapılardan toplanmıştır; aralarında Korint ve Dor üsluplarını yansıtan başlıklar bulunur. Medusa Başları: Sarnıcın kuzeybatı köşesinde kaide olarak kullanılan iki Medusa başı, Geç Roma çağındaki heykel sanatının en görkemli örnekleri arasında yer alır ve ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği noktalardandır. Özel Süslemeler: Silindir sütunlar arasında, üzerinde tavus gözü, sarkık dal ve gözyaşı motifleri işlenmiş olan özel sütun özellikle dikkat çeker.
Ziyaret Bilgileri
Yabancı Ziyaretçiler (Öğrenci): 90 TL
Tarihin derinliklerinde gizli bu büyüleyici sarnıcı ziyaret ettiğinizde, devasa sütunların arasından uzanan yürüyüş yollarında gezebilir, mistik atmosferi ve Roma dönemi mimarisinin ihtişamını yakından deneyimleyebilirsiniz. İstanbul'un en etkileyici tarihi yapılarından biri olan bu sarnıcı mutlaka keşfetme listenize eklemelisiniz!
Yabancı Ziyaretçiler Gece Turu: 3.000 TL
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Tarihin yerin altında sessizce akan büyüleyici bir rüyası gibi duran Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un üstündeki hareketliliğin tam aksine, insanı anında bambaşka bir boyuta çeken mistik bir atmosfer sunar. Yüzyıllar boyunca kentin su ihtiyacını karşılayan bu devasa yeraltı sarayı, sudan yükselen yüzlerce mermer sütunuyla adeta sonsuz bir ormanı andırır. İçerideki loş ışıklandırmanın suya yansıyan akisleri, sütun tabanlarındaki Medusa başlarının gizemli duruşu ve yankılanan su damlası sesleri birleştiğinde zaman duygusu tamamen kaybolur. Bizans mühendisliğinin ve estetiğinin en derin tezahürlerinden biri olan bu mekan, taşın, suyun ve ışığın muazzam bir uyumla dans ettiği, ziyaretçisinin ruhunda karanlıkla zarafetin kesiştiği unutulmaz bir iz bırakan mucizevi bir yapıdır.
Yerebatan Sarnıcı, Tarihi Yarımada’nın kalbinde, Sultanahmet semtinde yer alan ve Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus tarafından 6. yüzyılda yaptırılan büyüleyici bir yer altı su deposudur. Suyun içinden yükselen 336 mermer sütunun oluşturduğu anıtsal sütun ormanı nedeniyle halk arasında "Yerebatan Sarayı" olarak da anılan bu yapı, merdivenlerden aşağıya adım attığınız ilk andan itibaren ziyaretçilerini büyüleyici ve mistik bir atmosfere taşır. Taş duvarlarda yankılanan su damlalarının sesi ve hafif loş ışıklandırma, mekânın tarihsel derinliğini derinden hissettirir. Sarnıcın yürüme platformlarında ilerlerken kuzeybatı köşesinde yer alan ve sütun kaidesi olarak kullanılan ünlü Medusa Başları, yapının en merak uyandıran ve efsanevi unsurlarından biridir. Yüzyıllar boyunca sarayların ve kent sakinlerinin su ihtiyacını karşılayan bu mühendislik harikası, günümüzde çağdaş sanat sergileri, ışık enstalasyonları ve kültürel etkinliklerle bütünleşerek modern ile tarihin kesişim noktası haline gelmiştir. Hem İstanbul’un yer altındaki gizemli mirasını keşfetmek hem de zamanın durduğu hissini veren bu benzersiz atmosferi solumak isteyenler için şehirdeki en etkileyici duraklardan biridir.
İlk adımımı attığım anda şehir gürültüsü bir anda kesildi ve kendimi suyun üzerindeki o büyüleyici sütun ormanının içinde buldum. Işıklandırmalarla yükselen o mistik hava ve Medusa Başları gerçekten tüylerimi ürpertti; sanki yüzyıllar öncesinin gizemli bir sırrına tanıklık ediyor gibi hissettim. İstanbul’da gezip gördüğüm en büyüleyici, ruhu olan yerlerden biri kesinlikle! İstanbul'da yaşayıp bu tarihi büyüleyici atmosferi deneyimlememiş olmak çılgınlık. Aaaa bir de unutmadan suya para atıp dilek dilemeyi de ihmal etmedik.🥲 Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un tarihî yarımadasında yer altına gizlenmiş adeta devasa bir taş orman ve gizemli bir zaman kapsülüdür. Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde (6. yüzyıl) kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edilen bu yapı, suyun içinden yükselen 336 görkemli sütunuyla ziyaretçilerini anında başka bir dünyaya taşır. Özellikle kuzeybatı köşesindeki ters ve yan duran ünlü Medusa Başları, sarnıcın mistik atmosferini doruk noktasına çıkarır. Son yapılan restorasyonun ardından eklenen yürüyüş yolları, ışıklandırmalar ve çağdaş heykel enstalasyonlarıyla birlikte sarnıç, tarih ile modern sanatın büyüleyici bir uyumla buluştuğu eşsiz bir açık hava müzesine dönüşmüştür. Ziyaret Saatleri: Haftanın her günü 09.00 - 18.30 (Gündüz seansı) ve 19.30 - 22.00/23.50 (Night Shift / Gece turu) saatleri arasında açıktır. 18.30 - 19.30 arasında seans değişimi nedeniyle kapalıdır.T.C. Vatandaşları: 350 TL Öğrenci / Öğretmen: 90 TL Yabancı Ziyaretçiler: 1.500 TL – 1.950 TL arası Yerebatan Sarnıcı, İBB Kültür A.Ş.'ye bağlı bir müze olduğu için Müzekart geçerli değildir. Bilginize.
Hi! If you’re planning to visit the Basilica Cistern (Yerebatan Sarnıcı), it’s generally open every day from 9:00 AM to 10:00 PM. The standard admission fee for foreign visitors is around 900 TL, although ticket prices can change from time to time, so it’s a good idea to check the official website before your visit. The cistern is one of Istanbul’s most impressive historical sites, featuring 336 ancient columns, atmospheric lighting, and the famous Medusa heads. I’d recommend allowing about 30–45 minutes for the visit. Enjoy your trip. Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’da beni en çok etkileyen tarihi yapılardan biri oldu. Yaklaşık 1500 yıllık geçmişi olan bu eşsiz yapı, içerideki sütunları, loş ışıklandırması ve suyun oluşturduğu atmosferle insanı adeta başka bir döneme götürüyor. Özellikle Medusa başlarını görmek çok etkileyiciydi. Ziyaret ettiğimiz gün oldukça yoğundu ancak içerideki düzen sayesinde rahatça gezebildik. Tarihi dokusu çok iyi korunmuş, fotoğraf çekmek için de harika köşeler var. İstanbul’a yolu düşen herkesin mutlaka görmesi gereken, hem tarihi hem de mistik atmosferiyle unutulmaz bir yer.
Yerebatan Sarnıcı – 30.06.2026 İstanbul’a gelip de Yerebatan Sarnıcı’nı görmeden dönmek büyük eksiklik olur. Gerçekten büyüleyici bir atmosferi var. Devasa sütunlar, loş ışıklandırma, suyun üzerindeki yansımalar ve tarihi doku birleşince insan kendini adeta başka bir çağda hissediyor. Yapılan restorasyon da mekâna çok yakışmış. İstanbul’da beni en çok etkileyen tarihi yapılardan biri oldu. Ben ziyaret ettiğim dönemde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için giriş ücretsizdi. Bu da böyle önemli bir kültürel mirasın herkes tarafından görülebilmesi açısından güzel bir uygulama. Son dönemde ziyaretçi yoğunluğu oldukça fazla. Bu kadar ilgi görmesi nedeniyle gelecekte koruma amacıyla ziyaret kurallarının daha da sıkılaştırılması veya belirli dönemlerde girişlerin sınırlandırılması beni şaşırtmaz. Böylesine değerli bir yapının gelecek nesillere korunarak aktarılması her şeyden önemli. Artıları * Muhteşem tarihi atmosfer. * Restorasyon çok başarılı. * Fotoğraf çekmek için harika bir ortam. * İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Eksileri * Yoğun saatlerde oldukça kalabalık olabiliyor. * İçeride fotoğraf çekmek isteyenler nedeniyle zaman zaman ilerlemek zorlaşabiliyor. İstanbul’un en etkileyici tarihi yapılarından biri. Yerli ya da yabancı fark etmeksizin herkesin en az bir kez görmesi gereken eşsiz bir eser,