
İstanbul Arkeoloji Müzesi
location_onFatih/İstanbul · Tarihi Yer · 21471 değerlendirme
Giriş ÜcretliBilgiler
Açıklama
İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİ İstanbul Arkeoloji Müzeleri üç ana birimden oluşan bir müzeler kompleksidir. Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi. Türkiye’nin ilk müzesi olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin koleksiyonlarında imparatorluk topraklarından getirilen, çeşitli kültürlere ait bir milyona yakın eser bulunmaktadır. Osmanlı’da tarihi eser toplama merakının izleri Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar uzanır ancak müzeciliğin kurumsal olarak ortaya çıkışı İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin 1869 yılında ‘Müze-i Hümayun’ yani İmparatorluk Müzesi olarak kuruluşuna denk gelir. Aya İrini Kilisesi’nde o güne değin toplanmış arkeolojik eserlerden oluşan Müze-I Humayun, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin temelini oluşturur. Aya İrini’nin yetersiz kalması ile Fatih Sultan Mehmet döneminde yaptırılmış olan ‘Çinili Köşk’ müzeye dönüştürülmüştür. Halen İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne bağlı olan Çinili Köşk restore edilerek 1880 yılında ziyarete açılır. 1881 yılında Osman Hamdi Bey’in müze müdürlüğüne atanması ile birlikte Türk müzeciliğinde yeni bir çığır açılır. Osman Hamdi Bey Nemrud Dağı, Myrina, Kyme ve diğer Aiolis Bölgesi Kentleri Nekropollerinde ve Lagina Hekate Tapınağı'nda kazılar yapmış, 1887-1888 yılları arasında Sayda'da (Sidon) yaptığı kazılar sonucunda Sidon Kral Nekropolü'ne ulaşmış ve dünyaca ünlü İskender Lahdi başta olmak üzere pek çok lahit ile İstanbul'a dönmüştür. İstanbul Arkeoloji Müzeleri kompleksi içerisinde en eski yapı (Miladi 1472) Çinili Köşk'tür. Şu anda Türk çini ve seramik örneklerinin sergilendiği Çinili Köşk Müzesi, İstanbul'daki Osmanlı dönemi sivil mimari örneklerinin en eskilerindendir. Eski Şark Eserleri Müzesi olarak kullanılan bina, Osman Hamdi Bey tarafından 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi yani Güzel Sanatlar Akademisi olarak inşa ettirilmiştir. Binanın mimarı daha sonra İstanbul Arkeoloji Müzeleri Klasik binasını inşa edecek olan Alexander Vallaury'dir. 1917 yılında akademinin Cağaloğlu'na taşınması üzerine bu bina müzeler müdürlüğüne tahsis edilmiştir. Arkeoloji Müzesi ise dönemi için, dünyada müze binası olarak inşa edilmiş ender yapılardan biri olma özelliği ile göze çarpar. İstanbul'daki Neo-Klasik mimarinin en güzel ve görkemli örneklerinden biridir. Alınlık üzerinde bulunan Osmanlıca yazıda 'Asar-ı Atika Müzesi' (Eski Eserler Müzesi) yazmaktadır. Yazının üzerinde bulunan tuğra, Sultan Il. Abdülhamid' e aittir. 1887 ve 1888 yılları arasında Osman Hamdi Bey tarafından yapılan Sidon Kral Nekropolü Kazısı'ndan İstanbul'a getirilen, aralarında İskender Lahdı, Ağlayan Kadınlar Lahdi, Likya Lahdi, Tabnit Lahdi gibi ihtişamlı eserlerin sergilenebilmesi için yeni bir müze binasına ihtiyaç duyulmuş, Çinili Köşk'ün karşısına dönemin ünlü mimarı Alexander Vallaury tarafından inşa edilen İstanbul Arkeoloji Müzeleri klasik bina 13 Haziran 1891'de ziyarete açılmıştır.
Ziyaret Bilgileri
MüzeKart sahipleri geçiş haklarına ek olarak 200 TL bedel ile gece müzeciliği bileti alıp ziyaret edebileceklerdir.
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Mükemmel bi müze aşırı büyük detaylı incelemek ve bilgi edinmek istiyorsanız rahat 3 4 saatinizi alır. Müzekart geçiyor o yüzden sıra beklemek zorunda değilsiniz ama bilet alıcaksanız sıra yavaş ilerliyor 15 20dk falan sürdü almamız. 3 bina var bi tanesi eski türk uygarlıkları ve mitolojisi büyük ana bina Yunan mitolojisi troy falan. Küçük bina da çinili köşk sıkıcıydı. Bide mısır yeri var ama küçük orası mumya falan var. Tuvaletler idare eder. Kafe var bi tane bahçesi güzel. Klimalar çalışıyor. Güzel bi müze.
MüzeKart ile giriş yapılabilen, mutlaka ziyaret edilmesi gereken muazzam bir kompleksi! İstanbul Arkeoloji Müzeleri; İstanbul Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi olmak üzere 3 ana bölümden oluşuyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun geniş coğrafyasından ve Anadolu'dan çıkarılan eşsiz eserler mükemmel bir düzen içinde sergileniyor. Gezisi inanılmaz zevkli, salonlar çok düzenli yerleştirilmiş ve sergileme alanları sayesinde rahatça gezilebiliyor. Müzelerdeki başlıca bölümler ve öne çıkan eserler şunlar: İstanbul Arkeoloji Müzesi (Ana Bina): Sarkofajlar (Lahitler) Salonu: Büyük İskender'in yaşamını betimleyen dünyaca ünlü İskender Lahdi, Ağlayan Kadınlar Lahdi ve Sidon Kral Mezarları. Klasik Çağ & Antik Heykeller Bölümü: Marmara Heykeltıraşlık Eserleri, Sidon ve Efes antik kentlerinden gelen büst ve heykeller. Troya ve Anadolu Uygarlıkları Salonları: Troya katmanlarına ait buluntular ve Sikke/Madalyon koleksiyonları. Eski Şark Eserleri Müzesi: Mezopotamya, Mısır ve Anadolu uygarlıklarına ait benzersiz eserler. Tarihin ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş Antlaşması tableti. Babil İştar Kapısı çinili kabartmaları ve tablet arşivi. Çinili Köşk Müzesi: Fatih Sultan Mehmet döneminden kalan tarihi binada, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait harika çini ve seramik örnekleri. Tarihle ilgilenen veya ilgilenmeyen herkesin mutlaka gelip görmesi gereken bir kültür hazinesi. Kendinize zaman ayırıp bu muhteşem kompleksi keşfetmelisiniz!
İstanbul Arkeoloji Müzesi gerçekten beklentilerimin çok üzerinde bir deneyim sundu. Tarihe ve arkeolojiye ilgi duyan herkesin mutlaka ziyaret etmesi gereken eşsiz bir müze. Sergilenen eserlerin çeşitliliği ve korunmuş olma durumu hayranlık uyandırıcı. Özellikle Lahitler Koleksiyonu, İskender Lahdi ve Mezopotamya, Anadolu, Mısır ile Antik Yunan medeniyetlerine ait eserler insanı adeta binlerce yıl öncesine götürüyor. Her salonda farklı bir uygarlığın izlerini görmek, tarihin ne kadar zengin ve etkileyici olduğunu bir kez daha hissettiriyor. Müze oldukça düzenli, temiz ve ferah. Bilgilendirme panoları yeterli seviyede, eserler özenle sergilenmiş. Bahçesi de en az müzenin kendisi kadar huzurlu; tarihi atmosferi içinde kısa bir mola vermek bile ayrı bir keyif. Topkapı Sarayı ve Gülhane Parkı'nın hemen yanında yer alması sayesinde ulaşımı da oldukça kolay. İstanbul'u ziyaret eden yerli ve yabancı herkesin programına mutlaka eklemesi gereken kültürel bir hazine olduğunu düşünüyorum. Bu değerli mirası gelecek nesillere aktaran ve böylesine güzel şekilde koruyan herkese teşekkür ederim. Tekrar tekrar gelmek isteyeceğim, kesinlikle 5 yıldızı fazlasıyla hak eden bir müze.
bunca senedir İstanbuldayım favori mekanım kesinlikle burası. eğer vaktiniz varsa kesinlikle 1 gününüzü ayırmanızı öneririm çünkü gez gez bitmiyor resmen tarihte keşfe çıkıyorsunuz. hem estetik açıdan hem bilgi açısından doyuran bir yer. müzekartla neredeyse hiç sıra beklemeden giriş yaptım, bilet almak isterseniz biraz sıra bekleyebilirsiniz. istanbul'a geldiyseniz burayı görmeden dönmeyin.
İstanbul’un kalbinde, tarihin katman katman saklandığı eşsiz bir hazine: İstanbul Arkeoloji Müzeleri. 🏛️ Dünyanın en önemli arkeoloji müzeleri arasında gösterilen bu muhteşem kompleks; Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk’ten oluşuyor. Burada sadece eser görmüyorsunuz, adeta medeniyetler arasında yolculuğa çıkıyorsunuz. Özellikle İskender Lahdi, Ağlayan Kadınlar Lahdi ve Kadeş Antlaşması gibi eserler mutlaka detaylı incelenmeli. Çoğu ziyaretçi hızlıca geçiyor ama üzerlerindeki ince işlemeler ve hikâyeler inanılmaz etkileyici. 📌 Ziyaretçilere önemli tavsiyeler: • Sabah erken saatlerde gidin; öğleden sonra kalabalık ciddi şekilde artıyor. • Müzenin bahçesini mutlaka gezin, çoğu kişi doğrudan içeri girip bu güzel alanı kaçırıyor. • Eserlerin açıklamalarını okumadan geçmeyin; her salon ayrı bir tarih belgeseli gibi. • En az 2-3 saat ayırın, kısa sürede gezilecek bir müze değil. • Yaz aylarında yanınıza su alın; özellikle açık alanlarda sıcak hissediliyor. Topkapı Sarayı’nın hemen yanında bulunan bu müze, İstanbul’da en az bir kez değil, farklı dönemlerde tekrar tekrar ziyaret edilmeyi hak ediyor. Tarihe ilgi duyanlar için gerçek bir açık zaman tüneli…