
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi
location_onFatih/İstanbul · Camii · Tarihi Yer · 135035 değerlendirme
Giriş ÜcretliBilgiler
Açıklama
Ayasofya-i Kebir Camii Nedir? Ayasofya-i Kebir Camii; mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği ile dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer alır ve sanat dünyasında eşsiz bir konuma sahiptir. Doğu Roma İmparatorluğu’nun İstanbul’da inşa ettiği en büyük kilise olan yapı, aynı yerde üç kez inşa edilmiştir. Tarihçesi İlk Dönemler: İlk yapıldığında Megale Ekklesia (Büyük Kilise) olarak adlandırılan yapı, 5. yüzyıldan İstanbul’un fethine kadar Hagia Sophia (Kutsal Bilgelik) adıyla anılmıştır. İmparator Konstantios tarafından 360 yılında yaptırılan ilk kilise ile İmparator II. Theodosis’in 415 yılında inşa ettirdiği ikinci kilise halk ayaklanmalarında yıkılmıştır. Günümüzdeki Yapı: Bugün ayakta duran Ayasofya, İmparator Justinianos tarafından dönemin mimarları Tralles’li (Aydın) Anthemios ve Miletos’lu (Balat) İsidoros’a yaptırılmıştır. Kayıtlara göre 100 mimar ve her birinin emrinde 100 işçi çalışarak bu devasa eseri 5 yıl 10 ay gibi kısa bir sürede tamamlamıştır. Osmanlı Dönemi ve Camiye Dönüşüm: 916 yıl kilise olarak ibadete açık kalan yapı, Fatih Sultan Mehmed’in 1453 yılında İstanbul’u fethetmesiyle camiye çevrilmiştir. Fetihten hemen sonra güçlendirilerek korunan yapıya Osmanlı döneminde mihraplar, minber, müezzin mahfilleri, vaaz kürsüsü ve maksureler eklenmiştir. Müze ve Tekrar Cami Statüsü: 1934 yılında müzeye dönüştürülen Ayasofya, 2020 yılına kadar müze olarak hizmet vermiş; 2020 yılında ise yeniden cami statüsü kazanmıştır. (Not: İstanbul’un Tarihi Alanları, 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklenmiştir; Ayasofya da bu mirasın en önemli yapıları arasındadır.) İçerisinde Neler Vardır? (Mimari ve Önemli Bölümler) Ayasofya-i Kebir Camii, zamanla dışına eklenen minareler, medrese, sıbyan mektebi, şadırvan, sebiller ve imaretlerle Osmanlı döneminde kompleks bir yapıya dönüşmüştür. İçerisindeki en dikkat çekici unsurlar şunlardır: 1. Muazzam Kubbesi Ayasofya’nın mimarisindeki en belirgin özellik, kubbesinin alışılmıştan büyük olması ve orta mekana hâkimiyetidir. Depremlerde yıkılmaması için özel hafif ve sağlam tuğlalarla örülmüştür. 1847-1849 yıllındaki onarımlar sırasında, dönemin ünlü hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendi tarafından ana kubbenin 11,3 metrelik alanına Kuran-ı Kerim’in Nur Suresi’nin 35. ayeti işlenmiştir. 2. Tarihi Mozaikler Yapı, farklı dönemlerden kalma figürlü ve figürsüz birçok mozaik süslemeyle bezenmiştir. Norteks alanındaki figürsüz mozaikler günümüze ulaşan en eski örnekler arasındadır. Tasvir kırıcılık döneminden sonra yapılan ilk figürlü mozaik Apsis Mozaiği'dir. Ayrıca galeri katında, nartekste ve papaz odalarında farklı tarihlere ait mozaikler yer almaktadır. 3. Sultan I. Mahmud Kütüphanesi 1739 yılında Sultan I. Mahmud tarafından yaptırılan kütüphane; Okuma Salonu, Hazine-i Kutub (kitap odası) ve bunları ayıran koridordan oluşur. Okuma odası baklava dilimli sütunlu camekanla ayrılmıştır ve duvarları çini yazılarla süslenmiştir. Kütüphanede 16, 17 ve 18. yüzyıllara ait İznik, Kütahya ve Tekfur Sarayı çinileri bir arada kullanılmıştır. Geçmişte Süleymaniye Kütüphanesi'ne taşınan yaklaşık 5 bin el yazması eser bir dönem burada muhafaza edilmiştir. 4. Osmanlı Dönemi Eklemeleri ve 17. yüzyıllarda eklenen mihraplar, minber, müezzin mahfilleri ve vaaz kürsülerinin yanı sıra dış alandaki medreseler, muvakkithaneler ve sebiller yapının tarihi dokusunu zenginleştiren unsurlardandır.

Ziyaret Bilgileri
MüzeKart Sahiplerine Giriş Ücreti:425 TL
Ayasofya'nın zemin katı cami statüsünde olduğu için ibadet amacıyla gelen Müslüman ziyaretçiler bu bölüme ücretsiz giriş yapabilir. Cami bölümü herkesin kullanımına açık ve girişte herhangi bir ücret talep edilmemektedir. Ancak, üst galeri yani müze bölümü ücretlidir.
T.C. Vatandaşları İçin Gece Ziyareti (18:20 – 21:00 arası): 425 TL + 100 TL ek ücret(Toplam: 525 TL)
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Daha önce, müze iken birçok kez gitme şansım olmuştu ancak cami olduktan sonra henüz gidemedim. Çektiğim fotoğraflar müze olduğu zamanlara ait. Şimdilerde restorasyon çalışması yapılıyor. Umarım güzel çalışmalar yapılır ve eskisinden çok daha iyi olur. İstanbul'un en önemli yapılarından biri
Atam Fatih Sultan Mehmet’in 1453’te İstanbul’u fethedip Bizans’ın yüzyıllarca bakımsızlığa ve çürümeye mahkûm ettiği bu muazzam yapıyı alıp ihya etmesiyle gerçek kimliğine kavuşmuş bir abide; devasa kubbesi ve Osmanlı’nın kattığı ihtişam karşısında insan, Bizans’ın çökmüş düzeninin ne kadar tükenmiş olduğunu, fethin ise bu topraklara nasıl yeniden can ve düzen getirdiğini iliklerine kadar hissediyor...
Alt katta freskler kapatılmış, ibadete uygun. Türkler için alt kata giriş ücretsiz, kimlik kontrolü yapılıyor alt kata yabancılar giremiyor. Üst kat herkes için ücretli giriş 25 euro
Kesinlikle büyüleyici bir atmosferi var, insan içeri adım atınca tarih karşısında saygıyla eğiliyor. Özellikle gitmek isteyen yerli turistler için harika bir kolaylık var; alt kattaki cami kısmına girişler Türk vatandaşları için tamamen ücretsiz, ekstra para vermenize hiç gerek yok. Üst kat müze alanı yabancılara ücretli ama alt katın o manevi ve tarihi havası fazlasıyla yetiyor. Sırf o ana salonun ferahlığını ve devasa sütunların heybetini görmek bile bu tarihi atmosferi hissetmek için fazlasıyla yetiyor. Mutlaka ziyaret edin! Hafta içi erken saatlerde giderseniz sıra beklemeden rahatça gezersiniz.
Ayasofya'nın şu anki mevcut yapısı doğu roma imparatoru I.justinianus tarafından MS.532-537 yılları arasında inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olmuştur.bu devasa yapının yanı sıra osmanlı döneminde yapıya sağlamlığını kazandıran minare ekleyen mimarlık dehası baş mimar ise mimar sinan'dır.1453 yılında fatih sultan mehmed tarafından istanbulun feth edilmesiyle kilise olarak kullanılan ayasofya camiye çevrilip müslümanlar için ibadete açılmıştır.ilk cuma namazını fatih sultam mehmed han'ın hocası olan akşemsettin hazretleri kıldırmıştır.zaman içinde birçok kez obarım tadilat geçiren yapı 1500 yıldır bütün ihtişamı ile ayakta kalmış dünya kültürlerinin ziyaret yeri olmuştur.sultan ahmed meydanında namaz kılmak için girişin yanı sıra III.ahmet. çeşmesi yanındada aynı yapı içinde müze giriş kapısı bulunmaktadır.cami girişi yerli ziyatetçilere ücretsiz giriş vardır.müze tarafı giriş ise yerli ve yabancı girişine üctetlidir.Rabbim herkese içeride namaz kılmayı nasip etsin.