
Sultan I. Ahmet Türbesi
location_onFatih / İstanbul · Türbe · 874 değerlendirme
Bilgiler
Açıklama
Sultan I. Ahmet Kimdir? Sultan I. Ahmet (1590 - 1617), 14. Osmanlı padişahı ve 93. İslam halifesidir. Babası Sultan III. Mehmed, annesi Handan Sultan'dır. 1603 yılında henüz 13-14 yaşlarındayken Osmanlı tahtına çıkmış ve 1617'deki vefatına kadar 14 yıl boyunca devleti yönetmiştir. Genç yaşta tahta geçmesine rağmen devlet teşkilatında ve veraset usulünde köklü değişiklikler yapmış, imar faaliyetlerine büyük önem vererek İstanbul'un silüetine damga vuran Sultanahmet Camii'ni inşa ettirmiştir. 22 Kasım 1617 tarihinde 27 yaşında İstanbul'da vefat etmiştir. Hayatı ve Katkıları Veraset Usulü ve Ekberiyet Sistemi: Osmanlı veraset sisteminde köklü bir reform gerçekleştirmiş; tahtın hanedanın en yaşlı ve olgun erkek üyesine geçmesini öngören "ekber ve erşed" uygulamasını fiilen başlatarak şehzade katli geleneğini büyük ölçüde sona erdirmiştir. İç Karışıklıklar ve Celâli İsyanları: Saltanatının ilk yıllarında Anadolu'da kamu düzenini bozan ve köylü nüfusu göçe zorlayan Celâli ayaklanmalarına karşı Sadrazam Kuyucu Murad Paşa'yı görevlendirmiş, sert ve kararlı tedbirlerle Anadolu'da merkezi otoriteyi yeniden kurmuştur. Batı ve Doğu Seferleri: Avusturya ile 1593'ten beri süregelen uzun savaşı 1606 yılında imzalanan Zitvatorok Antlaşması ile sonuçlandırmıştır; bu antlaşmayla diplomatik protokolde Kutsal Roma-Cermen İmparatoru padişah ile eşit kabul edilmiştir. Doğuda Safevî Devleti ile yaşanan çatışmaların ardından ise 1612 yılında Nasuh Paşa Antlaşması imzalanmıştır. İmar Faaliyetleri ve Mimari Eserler: Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa'yı görevlendirerek 1609-1616 yılları arasında kendi adıyla anılan ve altı minaresiyle dönemin şaheseri kabul edilen Sultanahmet Camii ve Külliyesi'ni (Mavi Cami) inşa ettirmiştir. Ayrıca Mekke ve Medine'deki kutsal mekanların onarımı ve Kâbe örtülerinin yenilenmesi faaliyetleriyle ilgilenmiştir. Türbesi Sultan I. Ahmet Türbesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde, Sultanahmet Camii Külliyesi sınırları içerisinde, caminin kuzeydoğu yönünde yer almaktadır. Sultan I. Ahmet'in 1617 yılında vefatının ardından inşasına başlanmış, oğlu Sultan II. Osman (Genç Osman) döneminde 1619 yılında Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından tamamlanmıştır. Yapıda I. Ahmet ile birlikte eşi Mahpeyker Kösem Sultan, oğulları Sultan II. Osman ve Sultan IV. Murad ile çok sayıda hanedan mensubunun sandukası yer almaktadır.

Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Sultanahmet Türbesi, İstanbul’un en etkileyici ve manevi atmosferi en güçlü tarihî mekânlarından biri. Sultan I. Ahmed Han’ın türbesi, külliyenin hemen yanında bulunuyor ve özellikle Osmanlı tarihine ilgi duyanların mutlaka ziyaret etmesi gereken yerlerden. Burada Sultan I. Ahmed’in yanı sıra Sultan II. Osman (Genç Osman) ve Sultan IV. Murad gibi önemli padişahların da kabirleri bulunuyor. Genç Osman’ın kısa ve trajik hayatı, Osmanlı tarihinin en acı olaylarından birini hatırlatıyor. Türbede dikkat çeken ayrıntılardan biri de bazı çocuk şehzadelerin sandukalarının büyüklüğü. Çok küçük yaşlarda vefat eden iki sultan için, dönemin yüksek beklentileri ve hanedanın devamına dair umutları sebebiyle sandukalarının büyük yapılmış olması oldukça düşündürücü ve etkileyici bir ayrıntı. Türbe oldukça kalabalık olabiliyor ancak bu yoğunluğa rağmen içerideki tarihî ve manevi atmosfer insanı derinden etkiliyor. İstanbul’a gelen herkesin Sultanahmet Camii ile birlikte burayı da ziyaret etmesini, burada medfun bulunan padişahlar, şehzadeler ve hanedan mensupları için bir Fatiha okumasını tavsiye ederim.
3. Gelişim türbe sultan Ahmet camii yanındadır türbe 3 revaklı olup tek kubbeli sır içeride önemli kişiler mefdundur bunlardan birkaçı sultan Ahmet sultan genç Osman sultan 4. Murat ve kösem sultandır türbe temiz güzel kokulu huzurlu yer burayada gelmenizi tavsiye ederim.
Selam olsun erenlere erenlere gönül verenlere Sultan I. Ahmed Han vasiyet etmişlerdi, öldüğümde bedenimi Ekrem-i üstadım şeyhim Aziz Mahmud Hüdayi (kuddise Sirruh) yıkasın.. Gün geldiğinde Hüdayi hazretleri elbiseleri çıkarırken görürki sırtındaki yeleğin içerisi (Geceleri rahatça uyuyarak geçirmemek, seher vakti uyanık bulunup zikir ve namazla meşgul olmak için) çivilerle döşenmiştir !.. Bedenindeki izler karşısında üstadı gözyaşlarını tutamıyor dilinden şu sözler dökülüyordu.. ''Ahmed Ahmed sen Mahmud'u çoktan geçtin''... Nasıl bir ecdadın torunu olduğunu UNUTMA !... İZZETLİ iki cihan saadeti için KULLUĞA SARILMAKTAN başka yol yoktur!.. ---- Birinci Ahmed Han, ondört yaşında padişah oldu ve ondört sene hüküm sürdü. Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerine talebe oldu. Çok zeki idi. Tahta çıktığında Avusturya ile savaşlar devam ediyordu. Doğuda İran, Osmanlı sınırlarına saldırıyordu. Sultan Ahmed Han, Avusturya Savaşının sona ermesi ve İran cephesinde olayların durgunluk devresine girmesinden sonra iç meselelerin halli için harekete geçti... Akdeniz’in güvenliği için... Anadolu’da ortalığı birbirine katan “Celali” eşkıyalarına karşı, Sadrazam Kuyucu Murad Paşa ile Tiryaki Hasan Paşayı vazifelendirdi. Murad Paşa uyguladığı siyaset neticesinde, eşkıyaları birbirine düşürerek teker teker ortadan kaldırmayı başardı... Sultan Birinci Ahmed Han donanmanın güçlenmesine de önem verdi. Yeni kadırgalar yaptırarak donanmanın mevcudunu arttırdı. Kaptan-ı derya Halil Paşa, Akdeniz’in güvenliği için Malta ve Floransa korsanlarına karşı başarılı savaşlar verdi. Dinine çok bağlı olan Sultan Birinci Ahmed’in Sevgili Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve sellem) olan bağlılığı o kadar ileri idi ki, onun ayak izlerinin resmi içine bir şiir yazmış ve o şiiri kavuğunda ölünceye kadar taşımıştır. O şiir şudur: N’ola tacım gibi başımda götürsem daim Kadem-i resmini ol Hazreti Şahı Rusülün Gül-i Gülzarı Nübüvvet, o kadem sahibidir Ahmeda durma yüzün sür kademine ol gülün... “TOPRAK TAŞIMAYA GİDERİM.” 1617 senesinde ateşli bir hastalığa yakalanan Ahmed Han, artık vefatının yaklaştığını düşünüyordu. Sultan Ahmed Camii’nden ezan okunmaya başlandı. Ayağa kalkmaya davrandı. Başında bekleyen muallim-i sultani Mustafa efendi telaşla sordu: -Devletlüm, ne oluyor? -Toprak taşımaya giderim hocam, dedi ve ruhunu teslim etti... Sultan Ahmed Han vefat ettiğinde daha yirmi sekiz yaşındaydı. Cenazesinin yıkanması için hocası Aziz Mahmud Hüdai hazretleri davet edildi. Ancak o; “Sultanımı çok severdim. Şimdi dayanamam. İhtiyarlığım sebebiyle beni mazur görün” buyurdu. Talebelerinden Şaban Dede’yi gönderdi. Genç Padişahın cenazesi; inşasında bizzat kendi elleriyle taş taşıdığı Sultan Ahmed Camii’nin yanındaki türbeye defnedildi... edeple gelen lütüfla döner vesselam
Osmanlı’nın ihtişamını ve zarafetini yansıtan bu türbe, hem mimarisiyle hem de taşıdığı anlamla insanı derinden etkiliyor. Sultan I. Ahmed ve ailesinin ebedi istirahatgâhı olan bu yapı, özellikle çini süslemeleri ve sakin atmosferiyle ziyaretçisine adeta zamanın ötesine bir yolculuk yaptırıyor.
I. Ahmed Türbesi, Sultanahmet Camii avlusunda yer alan önemli bir Osmanlı yapısıdır. 17. yüzyılda inşa edilen türbede, Osmanlı padişahı I. Ahmed başta olmak üzere bazı hanedan üyeleri de medfundur. Sekizgen planlı yapı, zarif kubbesi ve iç mekândaki çini süslemeleriyle dikkat çeker. Hem mimari hem de tarihî açıdan büyük değer taşıyan türbe, ziyaretçiler için önemli bir duraktır. 2.Osman 4.murat ve şehzadelerin türbeleride bulunmaktadır...