
Yeni Cami Hünkâr Kasrı
location_onFatih / İstanbul · Tarihi Yer · Kasır · 335 değerlendirme
Giriş ÜcretsizBilgiler
Açıklama
Yeni Cami Hünkâr Kasrı Nedir? Yeni Cami Hünkâr Kasrı, İstanbul'un Tarihi Yarımada bölgesinde, Eminönü sahilinde yer alan Yeni Cami Külliyesi'nin güneydoğu köşesinde camiye bitişik inşa edilmiş 17. yüzyıl Osmanlı sivil mimarlık örneğidir. Padişahın ve Vâlide Sultan'ın cuma ve bayram namazları öncesinde dinlenmesi, abdest alması, devlet işlerini görüşmesi ve ibadet sırasında doğrudan camideki hünkâr mahfiline geçebilmesi amacıyla yaptırılmıştır. Günümüzde İstanbul Ticaret Odası tarafından geleneksel Türk sanatlarına yönelik sergi, etkinlik ve kültür merkezi olarak değerlendirilmektedir. Tarihçesi Temellerin Atılması: Yapının da dâhil olduğu Yeni Cami Külliyesi'nin temelleri, 1597 yılında III. Murad'ın eşi ve III. Mehmed'in validesi Safiye Sultan tarafından atılmış, ancak mimar değişiklikleri, siyasi çalkantılar ve mali yetersizlikler sebebiyle uzun süre yarım kalmıştır. İnşaatın Tamamlanması: 1660 yılındaki büyük Eminönü yangınının ardından Sultan IV. Mehmed'in annesi Hatice Turhan Sultan'ın himayesinde çalışmalar yeniden başlatılmıştır. Mimarbaşı Mustafa Ağa tarafından yürütülen inşaat sürecinde hünkâr kasrı da tamamlanarak külliye ile birlikte 1665 yılında hizmete girmiştir. Yıkım Tehlikesi: 1930'lu yıllarda Fransız şehir plancısı Henri Prost'un İstanbul imar planları doğrultusunda meydan genişletme çalışmaları sırasında kasrın yıkılması gündeme gelmiş, ancak dönemin aydınları ve basının yoğun tepkileri neticesinde yıkım kararı durdurulmuştur. Kapsamlı Restorasyon: Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olan ve uzun yıllar atıl kalan kasır, 2004-2009 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası'nın mali ve operasyonel desteğiyle titiz bir restorasyondan geçirilmiştir. Bu başarılı koruma ve onarım çalışması 2010 yılında Avrupa Birliği Kültürel Miras Ödülü (Europa Nostra Ödülü) ile ödüllendirilmiştir. Mimari Özellikleri Giriş Rampası: Kasrın en ayırt edici mimari unsurlarından biri, sokaktan kasrın üst katına kadar yükselen tonozlu ve taş döşemeli anıtsal rampadır. Bu rampa, padişahın at üstünde ya da saltanat arabasından inmeden doğrudan kasır katına ulaşabilmesi için özel olarak tasarlanmıştır. İç Mekân Düzeni: Yapı; kubbeli ve tonozlu geçitlerle birbirine bağlanan salon (meydan odası), padişahın istirahat ettiği baş oda, abdesthane ve helâ birimlerinden oluşur. Odalardan caminin içine açılan tonozlu bir asma köprü vasıtasıyla doğrudan hünkâr mahfiline geçiş sağlanmaktadır. İznik Çinileri: Kasrın iç mekân duvarları, 17. yüzyıl klasik Osmanlı çini sanatının en yetkin örnekleriyle donatılmıştır. Özellikle firuze, lacivert, yeşil ve kırmızı renklerin hâkim olduğu bitkisel motifli, lale, karanfil ve gül desenli binlerce İznik çinisi panolar ve çinili ocaklar yapının süsleme programının merkezindedir. Ahşap ve Kalem İşi İşçiliği: İç kapılarda ve pencere kapaklarında fildişi, bağa ve sedef kakma teknikleri ile kündekâri ahşap işçiliği uygulanmıştır. Tavanlarda altın varaklı ahşap kasetlemeler, renkli camlı alçı revzenler (vitray pencereler) ve Edirnekâri üslubunda boyalı ahşap süslemeler mevcuttur.
Olanaklar
Ziyaret Bilgileri
Giriş, Yeni Cami'nin arkasında kalan rampa kapısından yapılmaktadır. Pazartesi günleri kapalıdır; diğer günler süreli sergiler kapsamında 10.00 - 19.00 (bazı sergi dönemlerinde 10.00 - 17.00) saatleri arasında gezilebilir. Mekânda aktif bir sergi olmadığı ara dönemlerde geçici olarak kapalı kalabilmektedir. Girişteki tarihi taş zeminli rampa dik olduğundan ve içeride modern asansör bulunmadığından tekerlekli sandalye kullananlar için refakatçi desteği gerekmektedir.
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Genellikle kapalı olan yapı sergi dolayısı ile tekrar kapılarını açmış, muhakkak görülmesi gereken bir yer ve içinde bulunan serginin bitmesine de son iki gün var. Daha önce görmeyenler bu fırsatı kaçırmasın derim.
Eminönü Yeni Cami’nin bitişiğinde bir yer. Girişinde çeşitli hat sanatları, ebru sanatları ile süslenmiş değerli eserler mevcut. Sırf bunları incelemek bile harika. Üst tarafta ise zamanın devletlilerinin mekanı var. Küçük bir yer olmasına rağmen çok lüks ve ihtişamlı yapılmış. Ne var ki son yüzyıllarda korunamamış ve haramiler tarafından içindeki çiniler çalınmış. Bir kısmı diğer ülkelerde açık artırmayla tekrar geri alınmışlar ve onlar da kasr’ın içinde sergileniyorlar. Keşke korunsaydı fakat bundan sonra mevcut haliyle de umarım gelecek nesiller için korunur. ~ 30 Mayıs 2026
Güzeldi ama ışıklandırma iyi değildi. Biz gittiğimizde kapalı mıydı acaba ondan mı öyleydi, daha sonra düzeltildi mi bilmiyorum. Aydınlık olan fotoğrafları gece moduyla çektim. Ücretsizdi.
Kesinlikle gelmelisiniz çok özel bir yer. Müze şeklinde güvenlik var. Pazartesi hariç her gün 10.00 - 19.00 arası Ücretsiz girebilirsiniz. (Bazen giriş saati sabah 11 e doğru aksayabiliyor.) Hünkâr Kasrı’nın içinde 17. yüzyıla ait nadide çiniler, sedefkârî, tunç alçı ve edirnekarî örnekleri bulunur. Kasrın giriş kapısındaki ağaç işçiliği, içerideki çinili ocaklar, duvarları kaplayan çinili panolar, renkli cam pencereler nadide işçilik örnekleri olarak kabul edilir. Çinilerin bir kısmı ise sadece kasrı süslemek için özel olarak yaptırılmıştır. Hünkâr mahfiline geçişi sağlayan hünkâr kasrı üç katlı olarak düzenlenmiştir. Alt ve orta kat kesme küfeki taşı, üst kat taş ve tuğlanın kullanıldığı almaşık örgülü duvarlara sahiptir. Basık kemerli bir kapıdan geçilerek girilen kasrın uzun ve rampalı bir yolu vardır. Vâlide sultan ve padişah için ayrılan üst katında iki adet ocaklı oda ile bunların arasında helâ yer almaktadır. Duvarlar sır altı tekniğinde bitkisel dekorlu çini panolarla kaplanmıştır. Çini kitâbelerin hattat Teknecizâde İbrâhim tarafından yazıldığı bilinmektedir. Kapı kanatları sedef kakmalı olup ahşap tavan, tonoz kubbe ve pencere çerçevelerinde zengin kalem işi süslemeler bulunmaktadır. Kasırda rampalı yola açılan ve balkonla ulaşılan bir orta kat vardır. Burası vâlide sultan ve padişahın hizmetlileri için düzenlenmiş olmalıdır. 2006-2009 yıllarında esaslı bir tamir geçirmiştir.
İstanbul'da Yeni Cami'nin hemen karşısında bulunan Hünkar Kasrının en önemli özelliği çinileri. Kasrın dış kısmında sanat atölyeleri bulunuyor. Giriş ücreti alınmıyor.