
Sultan I. Abdulhamid Türbesi
location_onFatih / İstanbul · Türbe · 135 değerlendirme
Bilgiler
Açıklama
Sultan I. Abdulhamid Kimdir? Sultan I. Abdülhamid, 20 Mart 1725 tarihinde İstanbul'da doğmuş ve 7 Nisan 1789'da vefat etmiş olan 27. Osmanlı padişahı ve 106. İslam halifesidir. Sultan III. Ahmed'in oğlu, Sultan III. Mustafa'nın kardeşi olan I. Abdülhamid, çocukluğunu ve gençliğini sarayda uzun yıllar süren gözetim ve kısıtlılık altında geçirmiş; ağabeyi III. Mustafa'nın vefatı üzerine 21 Ocak 1774'te 49 yaşında tahta çıkmıştır. Merhametli, dindar ve gayretli kişiliğiyle bilinen padişah, Osmanlı İmparatorluğu'nun hem askeri hem de siyasi açıdan son derece çalkantılı ve buhranlı bir döneminde 15 yıl boyunca hükümdarlık yapmıştır. Hayatı ve Katkıları Şehzadelik ve Tahta Çıkışı: 1730 Patrona Halil İsyanı neticesinde babası III. Ahmed tahttan indirildiğinde henüz beş yaşında olan şehzade, uzun yıllar sarayda kapalı bir hayat sürdükten sonra 1774 yılında Osmanlı tahtına geçmiştir. Dış Siyaset ve Savaşlar: Saltanatının ilk aylarında sürmekte olan Osmanlı-Rus Savaşı, devlet açısından ağır şartlar taşıyan 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile sonuçlanmış ve Kırım bağımsız kalmıştır. Daha sonra Aynalıkavak Tenkihnamesi ile denge kurulmaya çalışılmışsa da Rusya'nın Kırım'ı ilhakı sonrasında 1787'de yeniden Rusya ve müttefiki Avusturya ile savaşa girilmiştir. Özi Kalesi'nin düşüşü ve halkının katledilmesi haberini aldığında büyük bir teessüre kapılarak felç geçirmiş ve kısa bir süre sonra vefat etmiştir. Askerî Islahatlar: Tahtta bulunduğu süre boyunca ordunun modernleştirilmesine büyük çaba göstermiştir. Kaptanıderya Cezayirli Gazi Hasan Paşa ile donanmayı güçlendirmiş, 1775 yılında deniz subayları yetiştirmek amacıyla Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun'un kurulmasına öncülük etmiştir. Yeniçeri mevcudunu bizzat denetletmiş, esame (ulufe cüzdanı) alım satımını yasaklamış; sürat topçuları, lağımcı ve humbaracı ocaklarını yeniden düzenletmiştir. İmar ve Hayır Faaliyetleri: İstanbul'un imarına önem vererek Bahçekapı'da türbe, medrese, imaret, kütüphane, çeşme ve sebilden oluşan Hamidiye Külliyesi'ni inşa ettirmiştir. Ayrıca Beylerbeyi Camii'ni (annesi Rabia Şermi Sultan adına) ve Emirgan Çeşmesi ile camisini şehre kazandırmıştır. Türbesi İstanbul'un Fatih ilçesi Sirkeci/Bahçekapı semtinde, Hamidiye Caddesi üzerinde yer almaktadır. Sultan I. Abdülhamid tarafından yaptırılan Hamidiye Külliyesi'nin bir parçası olarak Hassa Başmimarı Mehmed Tahir Ağa gözetiminde 1776-1780 yıllarında barok üslupta inşa edilmiştir. Türbede I. Abdülhamid'in yanı sıra tahttan indirildikten sonra öldürülen oğlu padişah IV. Mustafa ve çok sayıda şehzade ile hanedan mensubu medfundur; yapının mermer duvarında Şam'dan getirtilen Peygamberimiz Hz. Muhammed'e atfedilen bir Kadem-i Şerif (ayak izi) de bulunmaktadır.

Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Sirkeci’de yer alan 1. Abdülhamid Han Türbesi, Osmanlı padişahı I. Abdülhamid’in (1774–1789) ebedî istirahatgâhıdır. Mimari açıdan zarif detaylara sahip olan türbe, tarihî atmosferiyle ziyaretçilerini etkiler. Türbenin içinde Peygamber Efendimiz’in (sav) mübarek ayak izi de bulunmaktadır; bu yönüyle manevî değeri oldukça büyüktür. Konumu itibarıyla ulaşımı son derece kolaydır: Sirkeci Tren Garı’ndan yürüyerek yaklaşık 5 dakika mesafededir. Hem tarihî hem de manevî bir ziyaret noktası arayanlar için mutlaka görülmesi gereken bir mekândır.
İstanbul, Fatih,Eminönü , Sirkeci Bahçekapı da bulunan Türbe Kaynaklara göre 1776-1777 yıllarında Sultan I. Abdülhamid tarafından Hassa Başmimarı Mehmed Tahir Ağa ve Bina Emini Mustafa Ağa'ya yaptırılmıştır. Türbede 27.Osmanlı padişahı III.Ahmedin oğlu 1.Abdülhamid(1725-1789) (21 Ocak 1774’te Osmanlı tahtına geçmiştir.7 Nisan 1789’da felç sonucu vefat etmiş, kendi yaptırdığı bu türbeye defnedilmiştir.) ve I.Abdülhamidin oğlu IV. Mustafa(annesi Ayşe Sîneperver Sultan’dır.29 Mayıs 1807’de tahta çıktı.Alemdar Mustafa Paşa, III. Selim’i tekrar tahta çıkarmak için İstanbul’a gelince IV. Mustafa, kardeşi Mahmud ve amcası Selim’i öldürtmeye kalktı. Selim öldürüldü ancak Mahmud kaçarak kurtuldu ve 28 Temmuz 1808’de tahta çıkarıldı. IV. Mustafa ise tahttan indirilip saraya kapatıldı, birkaç ay sonra II. Mahmud’un emriyle boğularak öldürüldü (17 Kasım 1808) ve Bahçekapı’daki babasının türbesine defnedildi.) Türbe 26 pencere ile aydınlanır, kubbe pandantiflerinde ve iç duvarlarda zengin kalem işleri bulunur. Türbenin kuzey duvarında Hz. Peygamber’in ayak izi (Kadem-i Şerif) özel bir mermer pano içinde sergilenir. Giriş kapısı, dış avlu ve revak kapıları ayet kitabeleriyle süslüdür. İç yazı kuşağında Mülk Suresi yer alır, kubbe içi yazı kuşağı ve pandantiflerde Esma-ül Hüsna, İsm-i Celâl, İsm-i Nebî, Çehar-ı Yâr-ı Güzin ile Hasan ve Hüseyin isimleri madalyonlar içinde yazılıdır. Türbe içinde I. Abdülhamid’in sandukasına ek olarak oğulları Şehzade Mehmet Abdüssamed, Şehzade Osman Seyfeddin ve Şehzade Burhanettin’in sandukaları da bulunmaktadır. Rabbim rahmet eylesin 🤲
Osmanlı Devleti'nin İstanbul'daki son selatin külliyesini yaptırmıştır. Külliyenin bir parçası olan türbesi de Padişah ölmeden önce 1780 yılında inşa edilmiştir. Kare planlı olarak kesme taş ve mermerden yapılmış ve üzeri kubbe ile örtülmüştür. Cadde tarafında iki adet çeşme yer alır. İstanbul'da dört adet Kadem-i Şerif vardır. Türbenin sol duvarına gömülü olarak sergilenen Kadem-i Şerif (Hz. Muhammed'e ait ayak izi) yer alır. Bu Kadem-i Şerif Şam'dan Sultan l. Abdülhamid'in emriyle getirilmiş olup türbesine konulmuştur. Kadem-i Şerif'in kapısı tamamen som sedeften yapılmıştır. Türbe içindeki mermer ayet kuşağına Mehmet Emin Efendi tarafından Mülk Suresi yazılmıştır. Kubbe içerisi ve kemer içleri tamamen pastel renklerden, barok üslupta kalem işleriyle süslüdür. Sultan I. Abdülhamid ve Sultan IV. Mustafa dışında on sekiz şehzade ve hanım sultan medfundur. I. Abdülhamid (1774-1789 Harb acısıyla vefat eden Sultan Hamid-i Evvel) III. Ahmed'in oğludur. Tahta çıktığında 49 yaşındaydı. 1768 Osmanlı-Rus harbi devam ediyordu Lehistan'ın (Polonya) istiklalini korumak adına. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nı sona erdiren ve Osmanlı Devleti'nde önemli toprak kayıplarına yol açan antlaşma, Güney Dobruca'daki Küçük Kaynarca kasabasında (Bulgaristan Silistre yakınlarında) imzalandığından bu adı almıştır. 3 asırlık Osmanlı toprağı olan Kırım müstakil oldu. Ayrıca Rusyaya savaş tazminatı ve Osmanlı topraklarındaki Ortodoksların garantörü olacaktı. Sadrazam üzüntüden 3 gün sonra vefat etti. 1787 Osmanlı-Rus harbi başladı bu arada Avusturya harp ilan etti Halbuki tarafsız kalmak için para almıştı. 1788 Şebeş Muharebesinde konakladığı yerde içip sarhoş olan Avusturya askerleri bir gürültü üzerine Türkler geldi zannedip birbirini öldürmüşlerdir. Osmanlı da son darbeyi indirmekte gecikmemişlerdir. Bundan sonra Gazi ünvanı aldı. Ukraynadaki Özi kalesi 80 bin kişilik Rus ordusu 25 bin kadar insanı katletti. Bunun haberini Padişaha vermediler. Tebdili kıyafet halk arasında gezerken haberi halktan duyan Padişah üzüntüden felç geçirdi. Evladı gibi yetiştirdiği şehzade Selim'e emanet etti. (III. Selim). Ordunun ıslahı için Fransadan mühendisler getirtmiş, top dökme merasimlerine bizzat katılır, donanmanın güçlendirilmesine merakı vardı, Mühendishane-i Bahr-i Hümâyûnu kurdu (Deniz Mühendisliği Mektebi). Zamanında vehhabi isyanları başladı. İsrafa karşıydı, işi ehline verirdi, dindar, halim selim, halkını sever, halk tarafından Evliya olduğuna inanılmıştır. Sadiye tarikatına Muhammed Ziyad Efendiye bağlıydı. Kadın kıyafetleri hakkında şiddetli bir ferman neşretmiştir. Bunu mevzu edinen mizahi piyes haremde oynanmış neşe içinde seyretmiştir. Bugün Osmanlı hanedanı I. Abdülhamid’in soyundan gelir. Cariyesi Ruhşah Hatun’a yazdığı mektuplar meşhurdur. Mekke de hayır hasenât yaptırmıştır.
O hep II. Abdülhamit’in gölgesinde kaldı. 44 yıl boyunca kafes hayatı yaşadı. 49 yaşında tahta geçti. Onun ismi fetihlerle anılmadı belki ama halkın gönlünü fethetmeyi başarmıştı. Sürekli İstanbul sokaklarında dolaşır, halkın sorunlarını dinlerdi I. Abdülhamit. Halk onu öylesine seviyordu ki, ona veli diyorlardı. Tahta çıktığında Osmanlı Rus savaşı tüm hızıyla devam ediyordu. Osmanlı çok zor durumdaydı ve savaşı kaybetti. Bu yoğun savaş sırasında Meşhur Rus General Potemkin Özi kalesini kuşattı. kaleyi ele geçirdikten sonra, kadın erkek çoluk çocuk demeden 25 bin kişiyi işkencelerle katletti. I. Abdülhamid, Özi Kalesi’nin Ruslar tarafından işgalini bildiren sadrazam mektubunu okurken, derin bir ah çekti, ve oturduğu yerde felç geçirdi. Kendi himayesindeki 25 bin sivili koruyamamanın verdiği üzüntüyle olaydan birkaç gün sonra vefat etti. Allah rahmet eylesin.
Ecdadımızın türbesini ziyaret ettik. Eminönü bölgesi tarihi olarak çok önemli bir bölge imiş. Eskiden bu kadar önplana çıkan bir yer değildi türbe. Önündeki ağaçta meşhur kokoreççi vardı orası daha bilindik idi. Ama şimdi kokoreççi kalkmış türbenin görünürlüğü de daha belirgin hale getirilmiş. İçerde Hz. Muhammed (s.a.v.)'ın ayak izi olduğu söylenen bir ayak izi mevcut. Ama ben bunun gerçek olduğunu düşünmüyorum. Zira Peygamberin Rıdvan biatında dayandığı ağacı, insanların ona aşırı sevgi göstermesinden endişe edip şirk koşma korkusu ile kestiren Hz. Ömer gibi büyük sahabelerin bu konuda hassasiyeti ayak izinin gelmesini pek mümkün kılmamakta.