
Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi
location_onFatih / İstanbul · Kütüphane · Tarihi Yer · 282 değerlendirme
Giriş: ÜcretsizBilgiler
Açıklama
Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi Nedir? Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde, tarihi yarımadanın ana arterlerinden biri olan Ordu Caddesi üzerinde tarihi Simkeşhâne binasında hizmet veren, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı bir halk kütüphanesidir. Temelleri Osmanlı Devleti'nin İstanbul'u fethinden sonra inşa edilen ilk darphaneye ve sonrasındaki Simkeşhâne-i Âmire yapısına dayanan kütüphane, Bizans dönemi Forum Tauri (Theodosius Forumu) kalıntılarını barındıran zengin tarihi dokusu ve bünyesindeki on binlerce ciltlik dermesiyle araştırmacılara, öğrencilere ve halka okuma ve çalışma alanı sunmaktadır. Tarihçesi Antik Dönem: Yapının yer aldığı alan Roma ve Erken Bizans döneminde I. Theodosius tarafından yaptırılan üç gözlü zafer takının yer aldığı Tauris Forumu (Forum Tauri) sınırları içindeydi. Darphane Olarak İnşası: Fatih Sultan Mehmet döneminde, 1470–1475 yılları arasında Sekbanbaşı Yakup Ağa Camii'nin yanına şehrin ilk sikke basım merkezi olan Darphane-i Âmire inşa edilmiştir; fetihten sonraki ilk Osmanlı altın sikkelerinin burada basıldığı kaydedilmektedir. Simkeşhâneye Dönüşüm: 17. yüzyıldaki yangın ve depremlerle zarar gören ve darphane fonksiyonunu Topkapı Sarayı'na devreden yapı, Sultan III. Ahmed tarafından annesi Emetullah Râbi'a Gülnûş Vâlide Sultan'ın vakfına devredilmiştir. 1707 yılında Başmimar Mehmed Ağa tarafından sebil, mektep, çeşme ve mescit eklenerek yenilenmiş ve saray ile ordu mensuplarının kıyafetlerinde kullanılan altın ve gümüş sim/sırma tellerinin üretildiği Simkeşhâne-i Âmire haline getirilmiştir. Tahribat ve İmar Değişiklikleri: 19. ve 20. yüzyıllardaki yangınlar ve savaş dönemlerinin ardından işlevini kaybeden bina metruk hale gelmiştir. 1957–1958 yıllarında Beyazıt-Aksaray yol genişletme çalışmaları sırasında yapının kuzey cephesi yıkılmış, yalnızca arka ve yan bölümleri ayakta kalmıştır. Restorasyon ve Kütüphaneye Dönüşüm: 1964 yılında Prof. Dr. Bedii Nuri Şehsuvaroğlu öncülüğündeki İstanbul Şehir Kütüphanesini Kurma ve Yaşatma Derneği'nin girişimleriyle başlayan onarım süreci Kültür Bakanlığı'nın desteğiyle 1976'da tamamlanmıştır. Daha önce Fatih Millet Kütüphanesi binasında faaliyet gösteren İstanbul İl Halk Kütüphanesi, 16 Kasım 1981 tarihinde bu binaya taşınmıştır. İsim Değişikliği: Kütüphaneye 11 Aralık 2001 tarihinde Kültür Bakanlığı kararıyla Türk edebiyatının önemli yazarlarından Orhan Kemal'in adı verilmiştir. Mimari Özellikleri Genel Yerleşim ve Plan: Yapı, tipik Osmanlı şehir içi ticaret hanı plan şemasına uygun olarak geniş bir iç avlu etrafında yükselen revaklı ve tonozlu odalardan meydana gelmekteydi. Günümüze L şeklinde iki kanadı ulaşmış olup üç katlı kâgir düzendedir. Açık Hava Müzesi Niteliğindeki Avlu: Yapının geniş iç avlusunda, inşaat ve restorasyon kazıları esnasında ortaya çıkarılan I. Theodosius Zafer Takı'na ve Theodosius Forumu'na ait Bizans dönemi mermer mimari parçalar, kabartmalar ve sütun kaideleri açık sergileme alanı halinde yer almaktadır. Cephe ve Yapı Malzemesi: Dış cephe örgüsünde kesme taş ve tuğla hatıllar birlikte kullanılmıştır. Ordu Caddesi'ne bakan uç kısmında 18. yüzyıl Lale Devri üslubunu yansıtan mermer hazneli ve parmaklıklı Simkeşhâne Sebili ve çeşmesi yer almaktadır.
Olanaklar
Ücretler
Kütüphane Bilgileri
Ziyaret Bilgileri
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
İstanbul Üniversitesi kütüphanesinin karsisinda yer alıyor. Yenikapi'da inip yukarı Aksaray'a doğru yürüyerek tramvaya ulaşırsınız tramvayla Aksaray'da sonra 2 durak mesafede yer alıyor. Ortamı çok iyi. Sessiz sakin çalışma açısından harika. Karnın acikirsa çik dışarıya bir sürü dönerci bulabilirsin.
Giriş için isminizi oradaki forma yazmanız yeterli. İsterseniz çantanızı vs. dolaplara koyabilirsiniz. Girişteki görevli abiler oldukça yardımsever ve sıcakkanlılardı, teşekkür ederiz. Biz ders çalışmak için hafta içi öğleden sonraki saatlerde gittik ve akşama kadar oradaydık. Oldukça az kişi vardı yani rahatça yer bulabilirsiniz. Fakat belki yakındaki üniversitelerin sınav zamanlarında daha dolu oluyordur. İçerisinin sıcaklığı idealdi (bu önemli çünkü yakıdnaki başka bir kütüphanede çok üşüyüp buraya geçtik...) çalışma alanları yeterince geniş. Bilgisayarlı masalar da var. Biz çalışmaya gittiğimiz için kitapları incelemedim ama kitap olan katlar da oldukça dolu görünüyordu, ihtiyaç duyduğunuz kitap varsa mutlaka uğrayın bence. Tek eksi yönü bazı kütüphaneler gibi çay kahve çorba gibi ikramlarının olmaması. Bunlar da olursa bence çok daha güzel olur. Bir de interneti pek iyi değildi, izlediğim videolar 480p'ye düşürmeme rağmen hep dondu, bunu da eklemek lazım. Hemen tramvay caddesinde olduğu için de biraz tramvay gürültüsü oluyor ama çok dert değil gibi.
Eski Şimşekhane Hanının bir kısmında bulunan halk kütüphanesi. Gayet güzel düzenlenmiş. Kitap çeşitliliği diğer halk kütüphanelerine göre fazla. Ziyaret ettiğimde çalışma alanları kalabalıktı demek ki öğrenciler tarafından tercih edilen bir yer.
Fatih İlçesinde Beyazıt’ ta Ordu Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Cephesi Beyazıd’dan Laleli’ye inen cadde üzerinde olan bu hanı, Sekbanbaşı Yakup Ağa Camii ve Kalaycı Şevki Sokakları çevrelemektedir. Batısında ise, Hasan Paşa Hanı bulunmaktadır. Simkeşhâne, 1463 tarihli kitabesiyle önemli olup, fetihten sonra İstanbul’da inşa edilen ve Fatih tarafından inşa ettirilen yapılardandır ki, sadece üç yapı (Fatih Külliyesi, Galata Bedesteni ve Simkeşhâne) günümüze ulaşabilmiştir. Simkeşhâne’nin bulunduğu alan, Bizans döneminde ortasında I. Theodosius’a ait üç gözlü bir Zafer Takı olan Tauris Forumu idi. Fetihten sonra, harap olmuş bu alana Fatih’in Sekbanbaşısı Yakub Ağa bir cami inşa ettirmiştir. Bu caminin yanına Fatih Sultan Mehmet (1470-1475) sikke basılan bir darphane yaptırmıştır. Fatih’in fetihten sonraki ilk altın sikkeleri burada kesilmiştir. Evliya Çelebi, Fatih’in bir rahibin evinin yıkıntıları üzerine bu darphaneyi yaptırdığını yazmaktadır. Darphanebinası, 1645,1660, 1683 yıllarındaki büyük üç yangından ve depremlerden büyük zarar görür. IV. Mehmet’in (1648-1687) karısı ve III. Ahmet’in (1703-1730) annesi (Emetullah) Râbi’a Gül-Nûş Vâlide Sultân, (ölm.1715) 1707’de, bu iyice harap olmuş binayı sarayın baş mimarı Mehmet Ağa’ya adeta yeniden yaptırmış ve adını da değiştirerek “Simkeşhâne-i Âmire” koymuştur. Bu inşaat sırasında üst kısmını değiştirmiş bir sebil, çeşme, sıbyan mektebi ve mescit ilave ederek 18. inci yy. görüntüsünü kazandırmıştır. Cepheye ilâve ettiği dükkânlar ve arkadaki mekânda, altın ve gümüş sırma çeken esnaf toplanmıştır. Darphane ise, 1726 da Topkapı Sarayı içinde yapılan yeni binaya taşınarak, para basma işi Simkeşhâne’den çıkartılmıştır. Bina hakkında bilgi veren Hadikatü’l Cevami’de, (Emetullah) Râbi’a Gül-Nûş Vâlide Sultân tarafından sim üretilen yer olarak belirtilmekte ve ortasında üst üste iki mescit mekânından, alttakinin Fatih’e, üsttekinin ise (Emetullah) Râbi’a Gül-Nûş Vâlide Sultân’a ait olduğu öğrenilmektedir. 1826 yılındaki bir yangında tekrar zarar gören bina, 1867’de yeniden onarılır. 1913 yılında çok harap olmuş bina, adeta terk edilse de 1926 yılına kadar bazı yerleri kullanılır. 1958 yılında Beyazıt-Aksaray yolunun genişletilmesi sırasında, Simkeşhâne binasının giriş cephesi olan kuzey kanadı yıktırılmıştır. Ne yazık ki bina, yapılan bu uygulama ile özgün görünümünden çok şey kaybetmiştir. Simkeşhâne, 18. yüzyılın başındaki plan kuruluşuyla, Fatih dönemi hanlarından ayrılmaktadır. Fatih ve sonrasında inşa edilen hanlar ve kervansaraylarda revaklı bir avlu etrafında yer alan mekânlar şeklindeki plan uygulamasına uymaz. Simkeşhâne’nin cephesi İstanbul Hanlarının genel dış örgü yapısı gibi tuğla hatıllı taştan yapılmıştır. Tuğla örgü cephe dışında revaklarda, pencere kemerlerinde ve örtü sisteminde kullanılmıştır. Taş ise cephede, pencere söve ve hatıllarında, bindirmelikleri taşıyan konsollarda payelerin örgü sisteminde görülmektedir. Restitüsyon plânına baktığımızda üç katlı ve avlulu olan orijinal yapının yola uyma nedeniyle cephede kırık bir hat olarak uzandığını görmekteyiz. Yuvarlak taş kemerli girişin üzerinde taş konsollarla taşınan bir bindirmeliği vardır. Giriş beşik tonozlu bir geçitle avluya bağlanır. Bu geçidin iki yanında yer alan mekânların geçide açılan birer kapı ve penceresi ile ocak nişleri vardır. Hanın batı kanadı ve sebili yola gitmiştir. Simkeşhane’nin mevcut restitüsyon planı, dış hatlarıyla çeviren sokakların kenarlarına uymaktadır. Plan kuruluşuyla yapı, yamuk bir avluyu üç yönde çevrelemekte ve üç kat olarak inşa edilmiş bulunmaktadır. Caddeye açılan ana girişi sol tarafa yakın olup, beşik tonozlu giriş mekânı, beşik tonoz örtülü bir koridora bağlanır. Bu koridorlara iki tarafta birer kapı pencere ile aynalı tonoz örtüye sahip mekânlar sırası açılmakta, bu mekânlar dış cephelere açılan ikişer pencereye ve birer ocak nişine sahip bulunmaktadırlar. Üç yöndeki koridorlara çıkılan katları birbirine bağlayan ikişer merdiven bulunmaktadır. Haftasonu açıktır
Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi'nde ders çalışmak ve kitap okumak çok keyifli 📚 Deri koltuklarda konforlu bir şekilde kitap okunabiliyor. En üst katında öğrenciler için ders çalışma alanı bulunuyor. Haftaiçi öğlen saatlerinde çorba ikram ediliyor. Kütüphanenin tek eksiği su-çay-kahve ikramlarının bulunmaması. Tc kimlik kartınız ile üye olup 15+15 gün süreyle 3 kitap alabiliyorsunuz 🙏🏻