
Beyazıt Kulesi
location_onFatih / İstanbul · Tarihi Yer · 1422 değerlendirme
Giriş ÜcretsizBilgiler
Açıklama
Beyazıt Kulesi Nedir? İstanbul Üniversitesi'nin Merkez Kampüsü içinde, Beyazıt semtinde yer alan Beyazıt Kulesi; şehirdeki yangınları gözetlemek ve halka haber vermek amacıyla 1749 yılında inşa edilmiş tarihi bir gözetleme kulesidir. 85 metre yüksekliğe sahip olan yapı, İstanbul'un en ikonik silüet simgelerinden biridir. Tarihçesi Ahşap Yapı ve Yangınlar: Kule başlangıçta ahşap olarak inşa edilmiş, ancak 1756 yılında gerçekleşen büyük Cibali yangınında yanmıştır. 1826 yılında yeniden yapılan kule, bu kez bir yeniçeri ayaklanması sırasında tekrar yanmıştır. Bugünkü Hali: Beyazıt Kulesi üçüncü ve son kez Sultan II. Mahmut döneminde, 1828 yılında mimar Senekerim Balyan’a kâgir olarak yeniden yaptırılmıştır. Mimari Yapısı ve Bölümleri Beyazıt Yangın Kulesi mimari olarak yukarı doğru daralan nöbet katı, işaret katı ve sancak katı olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Eski Haberleşme Yöntemi: Geçmişte kuleden gündüzleri sepet sarkıtılarak, geceleri ise fener yakılarak İstanbul'un farklı bölgelerine yangın haberleri verilirdi. Hava Durumu Aydınlatmaları: Kule, İstanbullulara ertesi günün hava tahminini duyurmak için farklı renklerde ışıklandırılır. Mavi renk açık havanın, yeşil yağmurun, sarı sisin ve kırmızı ise kar yağışının habercisidir. Bu geleneksel uygulama bir süre ara verilse de 2010 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin girişimiyle yeniden hayata geçirilmiştir.
Ziyaret Bilgileri
Özel İzin: Kule, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ana yerleşkesi içinde kaldığı ve aktif bir yapı olduğu için normal şartlarda bireysel ve serbest ziyaretlere kapalıdır. Ziyaret Zamanı: Ziyaretler genellikle sadece belirli günlerde (örneğin Perşembe günleri 11:30 ve 13:30 gibi) özel izin ve randevu/rezervasyon sistemiyle mümkündür.
Özel İzin: Kule, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ana yerleşkesi içinde kaldığı ve aktif bir yapı olduğu için normal şartlarda bireysel ve serbest ziyaretlere kapalıdır. Ziyaret Zamanı: Ziyaretler genellikle sadece belirli günlerde (örneğin Perşembe günleri 11:30 ve 13:30 gibi) özel izin ve randevu/rezervasyon sistemiyle mümkündür.
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Uzun süre geceleri farklı renklerde aydınlatılarak İstanbullulara ertesi günün hava tahminin duyurulması için kullanıldı. Kulenin mavi renkte aydınlatılması ertesi gün havanın açık olacağını, yeşil yağmuru, sarı sisi ve kırmızı karı haber verir. Bu uygulamaya 1995 yılında son verildi, 2010 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin girişimiyle tekrar başlandı.1997 yılında başlayan restorasyon çalışmalarına kadar kullanılamayacak durumda olan kule iki yıl süren çalışmalar sonucunda eskiden olduğu gibi yangın gözetleme, meteoroloji ve yol durumunu bildirmek amacıyla kullanılmaktadır. Günümüzde İstanbul Üniversitesi'nin Merkez Kampüsü içinde yer alır.
İü öğrencisi olmak bile yetmiyo çıkmak için rektörlükten izin almak şart çıkması yorsada manzarası çok güzel
✨ İstanbul’un Gökyüzünde Yanan Tarih Feneri 🏰 İstanbul’un kalbinde yükselen Beyazıt Kulesi, şehrin yüzyıllardır ayakta duran sessiz tanıklarından biridir. 1828 yılında Sultan II. Mahmud döneminde inşa edilen bu tarihi kule, Osmanlı döneminde yangınları gözetlemek için kullanılmış ve İstanbul’un güvenliği açısından önemli bir rol oynamıştır. Bugün İstanbul Üniversitesi yerleşkesi içinde bulunan kule, yaklaşık 85 metre yüksekliğiyle şehrin siluetine zarif bir dokunuş katar. Özellikle geceleri farklı renklerle aydınlatılması kuleye ayrı bir anlam kazandırır. Bu ışıklar geçmişte İstanbul halkına hava durumunu bildirmek için kullanılırdı: 🔵 Mavi ışık havanın açık ve sakin olduğunu, 🟢 Yeşil ışık yağmur beklendiğini, 🔴 Kırmızı ışık kar yağışını, 🟡 Sarı ışık ise sisli bir havayı işaret ederdi. Beyazıt Meydanı’ndan yukarıya doğru baktığınızda, bu kule sadece bir yapı değil; geçmişten bugüne uzanan bir hatıra ve İstanbul’un hafızasında yer etmiş bir semboldür.
Şehri yangınlara karşı korumak için ilk defa Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından 1720 yılında Yeniçeri Ocağı bünyesinde Tulumbacılar Ocağı kurulmuştur. Yangınları gözetlemek ve haber vermek amacıyla, ilk olarak 1749 yılında ahşap olarak inşa edilen 85 metre yüksekliğinde kule 1756'daki Cibali yangınında yandı. 1826'da yeniden yapılan kule yeniçeri ayaklanmasında tekrar yandı. Kule üçüncü kez Sultan II. Mahmud zamanında, 1828 yılında Senekerim Balyan'ın mimarlığı altında tekrar yapıldı. Yapılan ilavelerle kulenin yüksekliği 118 metreye ulaşmıştır. Nöbet, işaret ve sancak katları olmak üzere üç bölümden oluşur. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktır. Yangın, Beyazıt Kulesinden gündüz sarkıtılan sepetlerle, gece ise fener yakılarak haber verilirdi. Kulenin Beyazıt meydanına bakan doğu bölümünde Keçecizade İzzet Molla’nın manzum olan ve ünlü hattat Kazasker (Kadıasker) Mustafa İzzet tarafından yazılan Sultan II. Mahmut tuğralı kitabe bulunur. Bu kitabede; “revzeni eflâktan (gökyüzünden) baktıkça zir-i pâyine (aşağıya). Kaldı kendi kaddine (boyuna) hayrette bu bâlâ bina. Dâr-ı mülkü itmesün bu kuleye muhtaç Hak-Ziynetçün etmiş olsun şâhı mülk aranba (bu yeni eserin şehre bir ziynet olması)” yazılıdır. Uzun süre geceleri farklı renklerde aydınlatılarak İstanbullulara ertesi günün hava tahminin duyurulması için kullanıldı. Kulenin mavi renkte aydınlatılması ertesi gün havanın açık olacağını, yeşil yağmuru, sarı sisi ve kırmızı karı haber verir. Bu uygulamaya 1995 yılında son verildi. 1997 yılında başlayan restorasyon çalışmalarına kadar kullanılamayacak durumda olan kule iki yıl süren çalışmalar sonucunda eskiden olduğu gibi yangın gözetleme, meteoroloji ve yol durumunu bildirmek amacıyla kullanılmaktadır. Günümüzde İstanbul Üniversitesi'nin Merkez Kampüsü içinde yer alır.