
Dolmabahçe Camii
location_onBeyoğlu / İstanbul · Tarihi Yer · Camii · 3667 değerlendirme
Giriş ÜcretsizBilgiler
Açıklama
Dolmabahçe Camii Nedir? Dolmabahçe Camii (asıl adıyla Bezmiâlem Vâlide Sultan Camii), İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, Boğaziçi kıyısında, Dolmabahçe Sarayı ve Dolmabahçe Saat Kulesi'nin hemen yanında yer alan 19. yüzyıl Osmanlı selatin camisidir. Sultan Abdülmecid'in annesi Bezmiâlem Vâlide Sultan tarafından bir hayrat olarak başlatılmış, saray çevresinin ve bölge halkının ibadet ihtiyacını karşılamak üzere inşa edilmiştir. Dolmabahçe Sarayı kompleksinin mimari bütünlüğünü tamamlayan cami, Osmanlı geleneği ile Batılılaşma dönemi bezeme anlayışını harmanlayan en özgün örneklerden biri olarak kabul edilir. Tarihçesi İnşası: Hayırseverliğiyle tanınan Bezmiâlem Vâlide Sultan tarafından başlatılan yapının inşası, Valide Sultan'ın 1853 yılında vefat etmesi üzerine oğlu Sultan Abdülmecid tarafından sürdürülmüş ve 1855 yılında tamamlanarak ibadete açılmıştır. Tasarımı dönemin ünlü saray mimarlarından Balyan ailesine (Garabet ve Nikogos Balyan) aittir. Cumhuriyet ve Müze Dönemi: 1948 yılında Dolmabahçe Meydanı genişletme çalışmaları sırasında avlu duvarları yıkılmış, tarihi giriş kitabesi kıble duvarı dibine taşınmıştır. Cami, 1948-1961 yılları arasında Deniz Müzesi ve Arşivi Müdürlüğü olarak hizmet vererek sergi mekanı şeklinde kullanılmıştır. Yeniden İbadete Açılışı ve Restorasyonlar: Deniz Müzesi'nin 1961 yılında Beşiktaş Meydanı'ndaki yeni binasına taşınmasının ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınmış, kapsamlı bir onarım sürecinden geçirilerek 1966 yılında yeniden ibadete açılmıştır. Cami günümüzde de aktif bir ibadethane ve tarihi anıt olarak varlığını sürdürmektedir. Mimari Özellikleri Plan Şeması ve Kurgu: Cami, kare planlı harim (ana ibadet alanı) üzerine oturan tek bir kubbeden ve ön cepheyi kaplayan görkemli Hünkâr Kasrı'ndan meydana gelir. Prizmatik kütle düzeni, kubbeyi taşıyan dört büyük taşıyıcı kemerle çevrilmiştir. Hünkâr Kasrı: Caminin giriş cephesini boydan boya kaplayan iki katlı Hünkâr Kasrı, "L" şeklinde iki kanat ile orta birimden oluşur ve adeta küçük bir saray köşkü görünümündedir. Padişahın saraydan geçerek dinlenebileceği ve namaz kılabileceği bu bölüm, cami kütlesiyle organik bir bütünlük oluşturur. Dış Cephe ve Minareler: Cephede Barok, Rokoko ve Ampir (Empire) akımlarının etkileri belirgindir. Geleneksel kemer biçimlerinin yerini yuvarlak ve dilimli hatlar almıştır. Caminin köşelerine yerleştirilmiş, ince gövdeli ve tek şerefeli iki zarif minaresi, korint tarzı başlıklara sahip süslemeleriyle Boğaz siluetine zarafet katar. İç Mekân ve Pencereler: Duvarlara açılan geniş, büyük ve yuvarlak kemerli pencereler sayesinde iç mekan oldukça aydınlıktır. Pencerelerin üst kısımlarındaki ışınsal ve tavus kuşu kuyruğunu andıran dilimli formlar döneme özgü Batı etkili detaylardır. Kubbe içi, pandantifler ve duvarlar yaldızlı kalem işleriyle bezenmiş; renkli mermer işçiliğine sahip mihrap ve minberinde ise klasik formların yerine Barok bezemeler kullanılmıştır.
Olanaklar

Ziyaret Bilgileri
Aktif bir ibadethane olması nedeniyle genel cami adabı ve kuralları geçerlidir. Girişte ayakkabılar çıkarılır. Ziyaretçilerin omuz ve dizleri kapatacak şekilde mütevazı giyinmesi, kadın ziyaretçilerin ise başlarını örtmesi gerekmektedir. İbadet vakitlerinde namaz kılanları rahatsız etmemek adına sessiz olunması ve namaz esnasında fotoğraf çekilmemesi rica edilir.
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Dolmabahçe Camii, resmî adıyla Bezmialem Valide Sultan Camii, Osmanlı’nın 19. yüzyıldaki mimari dönüşümünü Boğaz kıyısında en zarif biçimde yansıtan yapılardan biri. Bezmialem Valide Sultan tarafından başlatılan ve vefatının ardından Sultan Abdülmecid tarafından tamamlatılan cami, 1855 yılında ibadete açılmıştır. Garabet Balyan’ın tasarladığı yapı, klasik Osmanlı cami şemasını Barok ve Ampir etkilerle yeniden yorumlaması bakımından önemlidir. Geniş kemerli pencereler, tek kubbeli harim ve iki ince minare yapıya hem ferah hem de anıtsal bir görünüm kazandırıyor. Boğaz’dan gelen doğal ışığın iç mekândaki etkisi ise caminin en dikkat çekici özelliklerinden biri. Bir dönem Deniz Müzesi olarak kullanılmış olması, yapının yalnızca dinî değil, Cumhuriyet dönemi kültür tarihi açısından da özel bir yere sahip olduğunu gösteriyor. Dolmabahçe Sarayı çevresini gezenlerin mutlaka uğraması gereken, zarif ve tarihsel açıdan güçlü bir yapı.
İstanbul, Beyoğlu, Dolmabahçe de , Dolmabahçe sarayının yanında Beşiktaş stadının karşısında bulunan cami kaynaklara göre 1853-1855 yıllarında Bezmiâlem Valide Sultan tarafından yapımına başlanmış ve ölümünden sonra oğlu Sultan Abdülmecid tarafından tamamlanmıştır. Mimarı Garabet Balyan dır. Bezmialem Valide Sultan Camii olarakta bilinmektedir. 1948’de Dolmabahçe Meydanı’nın düzenlenmesi sırasında avlu duvarları yıkılmış ve caminin dış cephesinde bazı değişiklikler yapılmıştır. 1966 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Yapı, barok, rokoko ve empire üsluplarını birleştiren eklektik bir mimari tarzı yansıtır. Dış cephede Batı etkileri yoğun olarak görülür, klasik Osmanlı mimarisine özgü unsurlar yerini Batı tarzı süslemelere bırakmıştır. Camii kare planlı olup ana kubbe, dört büyük kemerle taşınmaktadır. Kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Caminin dikkat çekici unsurlarından biri, köşelere yerleştirilen dikdörtgen ağırlık kuleleridir. Bu kuleler, hem yapının estetiğini hem de sağlamlığını artıran barok-rokoko tarzı detaylarla süslenmiştir. Caminin iç mekanında Batı tarzında kalem işleri, yaldızlı süslemeler ve renkli mermer işçiliği dikkat çekmektedir. Mihrap ve minberde barok bezemeler kullanılmıştır. 1948-1961 yılları arasında cami ve Hünkâr Kasrı, Deniz Müzesi olarak kullanılmış, daha sonra tekrar ibadete açılmıştır. Rabbim emeği geçenlerden razı olsun 🤲
Dolmabahçe Sarayı gezinizi tamamladıktan sonra hemen yanı başındaki Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii'ne (bilinen adıyla Dolmabahçe Camii) mutlaka uğramalısınız. Boğaz'ın tam kıyısındaki konumuyla insana inanılmaz bir huzur veriyor. Alışık olduğumuz klasik Osmanlı cami mimarisinden çok daha farklı; devasa tavus kuşu kuyruğu desenli yuvarlak pencereleri, kordela gibi incecik zarif minareleri ve Batı esintili süslemeleriyle adeta küçük bir saray köşkü gibi hissettiriyor. İçerisi dev pencerelerden giren gün ışığı ve denizden yansıyan parıltılarla o kadar aydınlık ve ferah ki, manevi atmosferiyle insanı anında içine çekiyor. Hem mimari bir zarafete tanıklık etmek hem de deniz havası eşliğinde sakin bir mola vermek için harika bir durak. İstanbul gezi listenizde mutlaka yer almalı!
Dolmabahçe (Bezm-i Âlem Valide Sultan) Camii Dolmabahçe Sarayı’nın hemen yanı başında, denize sıfır konumuyla İstanbul silüetinin en zarif parçalarından biri olan Dolmabahçe Camii, aslında asıl adını banisinden (bunu yaptıran kişiden) alır: Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii. Sultan II. Mahmud’un eşi ve Sultan Abdülmecid’in annesi olan Bezm-i Âlem Valide Sultan’ın emriyle 1853 yılında yapımına başlanan cami, kendisinin vefatı üzerine oğlu Sultan Abdülmecid tarafından 1855 yılında tamamlanmıştır. Tasarımı ise dönemin ünlü saray mimarı Garabet Balyan’a aittir. 🏛️ Gelenekten Kopuş: Barok ve Ampir Sentezi Dolmabahçe Camii, klasik Osmanlı cami mimarisinden radikal bir şekilde ayrılır. 19. yüzyılın batılılaşma etkilerini taşıyan Neo-Barok ve Ampir (İmparatorluk) üslubunun en net görüldüğü yapılardan biridir. * Kare Plan ve Tek Kubbe: Cami, doğrudan doğruya kare bir taban üzerine oturtulmuş devasa bir kubbeden oluşur. Bu yapıya derinlik katan şey ise köşelerdeki ağırlık kuleleridir. * Tiyatro Locasını Andıran Hünkar Mahfili: Padişahın namaz kılması için ayrılan Hünkar Mahfili, dışarıdan bakıldığında adeta iki katlı bir saray köşkü gibi caminin ön cephesine entegre edilmiştir. 🪟 Işığın Dansı: Benzersiz Pencereler Caminin içine girdiğinizde dikkatinizi çekecek en büyük özellik, mekanın sıra dışı aydınlığıdır. * Klasik camilerdeki küçük ve çok sayıdaki pencerelerin aksine, Garabet Balyan bu yapıda devasa, yarım daire formunda kemerli pencereler kullanmıştır. * Bu pencereler tıpkı bir tavus kuşunun açılmış kuyruğuna ya da bir yelpazeye benzer. İçeri giren gün ışığı, caminin hat ve süslemelerini günün her saati farklı bir tonda aydınlatır.
Dolmabahçe Camii, resmî adıyla Bezmialem Valide Sultan Camii, İstanbul Boğazı kıyısında, Dolmabahçe Sarayı'nın hemen yanında yer alan Osmanlı döneminin en zarif camilerinden biridir. Yapımına Sultan Abdülmecid'in annesi Bezmialem Valide Sultan tarafından 1853 yılında başlanmıştır. Bezmialem Valide Sultan'ın vefatı üzerine cami, Sultan Abdülmecid I tarafından tamamlatılmış ve 1855 yılında ibadete açılmıştır. Mimarı, Dolmabahçe Sarayı'nın da mimarları arasında bulunan Garabet Balyan'dır. Osmanlı klasik cami mimarisinden farklı olarak Barok ve Ampir üslubunun etkilerini taşır. Büyük kemerli pencereleri sayesinde iç mekân son derece aydınlıktır. Boğaz kıyısında yer aldığı için denizden gelen ışık caminin içine farklı bir atmosfer kazandırır. Tek büyük kubbe ve iki ince minaresiyle dikkat çeker. Cami, Cumhuriyet'in ilk yıllarında bir süre Deniz Müzesi olarak kullanılmıştır. Daha sonra yeniden ibadete açılmış ve günümüzde aktif olarak hizmet vermektedir.