
İstanbul Deniz Müzesi
location_onBeşiktaş / İstanbul · Tarihi Yer · 9328 değerlendirme
Giriş ÜcretliBilgiler
Açıklama
Deniz Müzesi, 31 Ağustos 1897 tarihinde Bahriye Nazırı Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa`nın emirleri ve Tersane Komutanı Amiral Arif Hikmet Paşa`nın destekleri ile Binbaşı Süleyman Nutki tarafından Tersane-i Amire bünyesindeki Mayın Müfreze Komutanlığı'na ait binada dünyanın nadir örneklerinden biri olarak "Müze ve Kütüphane İdaresi" adıyla kurulmuştur. Önceleri tasnifi yapılmamış, müze deposu olarak sergiye açılmıştır. 1914 yılında Bahriye Naziri olan Cemal Paşa, denizciliğin tüm kollarında olduğu gibi müzede de reform yapmış ve müdürlüğe Deniz Yüzbaşı Ressam Ali Sami Boyar`ı getirerek, bilimsel anlamda müzenin yeniden düzenlenmesine olanak sağlamıştır. Ali Sami Boyar 1917 yılında müzenin ilk kataloğunu yayınlamış, Türk gemilerinin tam ve yarım modellerinin yapılması için "gemi model atölyesi" ve mankenlerin yapıldığı "mulaj (döküm)-manken atölyesi"ni kurarak, müzenin geliştirilmesine ve bugünkü halini almasına temel oluşturmuştur. 1933 yılında Kasımpaşa`daki Nakkaşhane binasına taşınan müze, bu kez "Bahriye Müzesi Müdürlüğü" adıyla açılmış, II. Dünya Savaşı`nda ise olası tahribattan korumak üzere Ankara, İzmit ve Niğde`ye aktarılmıştır. 1946 yılında müzenin tekrar İstanbul`da kurulmasına karar verilerek önce bugünkü Kuzey Deniz Saha Komutanlığı binasına depolanmış, sonra da Dolmabahçe Camii Hünkar Mahfeli`ne taşınmıştır. Yeni müze müdürü Haluk Şehsuvaroğlu idaresinde, 1948 sonbaharında Preveze Deniz Zaferi`nin 410. yıldönümü sırasında "Deniz Müzesi ve Arşivi Müdürlüğü" adı ile ziyarete açılmıştır. 1956 yılında Dolmabahçe yolunun genişletilmesi sırasında müzenin müştemilatından olan garaj ve kayıkhane binası istimlak edilmiş, burada bulunan arşiv ve belgeler Dolmabahçe Sarayı`nın kuzey kısmında bulunan (bugünkü Deniz Tarih Arşivi binası) Arabacılar Dairesi`ne taşınmıştır. Son olarak 27 Eylül 1961 yılında, Beşiktaş semtinin İskele Meydanı`nda Türk Amirali Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa`nın anıtı ve türbesi yanında, bugünkü bulunduğu yere taşınmıştır.4 Ekim 2013 de yeni binasında hizmete açılmıştır. Türkiye`nin denizcilik alanında en büyük ve içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.
Ziyaret Bilgileri
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Deniz Müzesi (1897), İstanbul-Beşiktaş’a yolu düşen tarih tutkunlarının muhakkak uğraması, görmesi gereken bir müzedir. Müzenin içerisinde, ilk Türk denizcisi Çaka Beğ’den General Ercüment Tatlıoğlu’na kadar Beylikler Döneminden Cumhuriyet’e denizcilik tarihini okumak-incelemek mümkündür. Kalyonlardan, kadırgalara, deniz nişan ve armalarından silah ve toplara kadar bilumum deniz harb tarihçiliğini incelemek mümkündür. Ben müzeye hayran kaldım. Yaklaşık 1 saat 30 dakika müzeyi gezdim. Bu müzeye, 1 gününüzün yarısını muhakkak ayırırsınız. 1,5 saat gezmeme rağmen, bitiremediğim yerler, gözden kaçırdığım kısımları muhakkak olmuştur. İlgilisine tavsiyedir…
İstanbul'da yaşayan herkesin kesinlikle görmesini tavsiye ettiğim şahane bir müze. Tarihe meraklı insanların yapacakları işlerin başında müzeyi gezme planı yer almalı kesinlikle. Benim gibi müze kartınız yoksa tam bilet için sadece 160 lira gibi bir ücret ödüyorsunuz. O kadar güzel bir planlama yapılmış ki; bitti derken yepyeni bir keşif başlıyor. Atamızın konakladığı deniz araçlarının içine ait sergi odaları ayrı bir duygu yaratıyor. Çıkış kapısının alt katında dalgıç malzemeleri ve dalış kostümlerinin yer aldığı odayı gezmeden müzeden ayrılmayın. Enfes nesnelere tanıklık edeceksiniz.
Harika bir müze. Gezmesi 2 saat kadar alıyor. Birkaç katlı. Atatürk Odası ve Şehitler Odası’nın da ayrı bir duygusal yoğunluğu vardı. Mutlaka görülmeli. Sonrasında da hemen bitişiğindeki Fatima isimli kafeye kesinlikle girmelisiniz, orası da ayrı güzel. Müze girişi icin bir tam bir öğrenci 210 lira ödedik. Sanırım fiyatları güncellenmiş, resmi sitede eski fiyatlar var, yaklaşık 2 katı olmuş. Müze kartımızın olduğunu da belirtmiştik. Total olarak birkaç saat ayrılıp görülmesi gereken bir yer.
Sadece cuma günü açık olan alt kattan ötürü iyi ki cuma gitmişim dedim. Mükemmel bir müze. Gerçekten gezerken hem duygulandım hem tüylerim diken diken oldu hem de gurur duydum. Denizlerdeki ilerlememizin somut örneklerinin ve güzelliklerinin sunulduğu, personelin denizci kıyafetleriyle aşırı havalı ve kibar, sesli rehber uygulaması ile gezmenin ayrı bir keyifli olduğu bir müze. Sesli rehber için kulaklığınızı almayı unutmayın. Bunca zamandır gitmediğime kızıyorum. Kayıkların üzerindeki işlemeler insanı hayrete düşürüyor. Bu cevheri daha çok kişinin bilmesi gerekiyor. Biz 1-2 saatte çıkarız diye düşündük fakat müze hayli büyük. 5 katlı, cuma gününe özel sergi ile 6 katlı. Bir süre sonra sesli rehberi dinlemeyi bıraktık ve kapanış saatine yetişelim diye sadece inceleyerek geçtik. Müzeyi hakkıyla gezmek için 4 saat gerekiyor. Personelin ilgi ve alakasını çok güzeldi. Personel fotoğraf çekebileceğimi ama flash kullanmamı rica etti. Sanıyorum ki personelin sağladığı anlatım turları da var çünkü başkalarına bir şeyler anlatırken duydum. Kesinlikle önereceğim bir müze. Hayran kaldım. Fiyatları da uygun. Günümüzde bir kahveye 250 lira verirken müze girişinin tam ücretinin 160 olması, yaşattığı tatmin, verdiği bilgiler ve geçirdiğin zamana kesinlikle değer.
Beşiktaş Deniz Müzesi, İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken, hem tarih hem de denizcilik meraklıları için gerçekten etkileyici bir müze. Konumu zaten çok merkezi ve ulaşımı oldukça kolay. İçeri girdiğiniz andan itibaren Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine uzanan güçlü bir denizcilik kültürüyle karşılaşıyorsunuz. Özellikle Osmanlı dönemine ait saltanat kayıkları inanılmaz derecede etkileyici; hem ihtişamı hem de işçiliği yakından görünce insan gerçekten hayran kalıyor. Müzenin en sevdiğim yanı sadece objeleri sergilemekle kalmayıp, dönemin ruhunu da hissettirebilmesi oldu. Maket gemiler, haritalar, üniformalar, nişanlar ve belgeler oldukça düzenli ve açıklayıcı şekilde sunulmuş. Deniz harp tarihine ilgi duyanlar için ciddi bir arşiv niteliğinde. Barbaros Hayreddin Paşa gibi önemli denizcilerle ilgili bölümler de oldukça bilgilendirici. Alan geniş ve ferah, sergileme düzeni modern. Kalabalık bir günde bile rahat rahat gezilebilecek bir yapısı var. Personel ilgili ve yardımcı. Müze genel olarak hem yetişkinler hem de çocuklar için öğretici bir deneyim sunuyor. Beşiktaş sahiline bu kadar yakın olması da ayrı bir avantaj; müze gezisinin ardından sahilde yürüyüş yapmak güzel bir tamamlayıcı oluyor. İstanbul’un denizle olan tarihî bağını anlamak isteyen herkesin en az bir kez ziyaret etmesi gerektiğini düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye ederim