
Aynalıkavak Kasrı
location_onBeyoğlu / İstanbul · Tarihi Yer · Kasır · Orman / Mesire · 1837 değerlendirme
Giriş ÜcretliBilgiler
Yakınında keşfedilecek bir işletme yok
Ziyaret Kuralları
Açıklama
Aynalıkavak Kasrı Nedir? Haliç kıyısında 17. yüzyıldan beri yükselen Aynalıkavak Kasrı; Osmanlı döneminde "Aynalıkavak Sarayı" ya da "Tersane Sarayı" olarak bilinen büyük yapılar grubundan günümüze sağlam olarak ulaşabilen tek yapıdır. 19. yüzyıl saray ve kasırları arasında daha erken dönemlerden günümüze gelebilmiş nadide bir örnek olan yapı; geleneksel mimarisi, zengin dekorasyon özellikleri ve tarihe tanıklık eden dokusuyla son derece ayrıcalıklıdır. Tarihçesi Bizans ve Fatih Dönemi: Bölgenin Bizans döneminde de imparatorlara ait bir dinlenme yeri olduğu bilinmektedir. Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethinden sonra bu koruluk, bölgede kurulan Osmanlı Tersanesi nedeniyle uzun süre "Tersane Hasbahçesi" adıyla anılmıştır. Gelişimi ve İsmin Kaynağı: Hasbahçe içindeki ilk kasır Sultan I. Ahmed döneminde inşa edilmiştir. Zamanla padişahların eklettiği yapılarla büyüyen kompleks, 17. yüzyıldan itibaren "Aynalıkavak Sarayı" olarak adlandırılmıştır. III. Selim Dönemi ve Bugünkü Hali: Sultan III. Ahmed döneminde yapıldığı sanılan mevcut kasır, Sultan III. Selim döneminde büyük bir onarım görerek bugünkü görünümünü kazanmıştır. 2010 yılında tamamlanan kapsamlı restorasyon ve tefriş çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açılmıştır. Mimari Özellikleri ve Önemli Detaylar Klasik Mimari ve Konum: Deniz cephesinde iki, kara cephesinde tek katlı kütlesiyle Osmanlı klasik mimarlığının son ve en ilginç örneklerinden biridir. Revzenli tepe pencereleri, geniş saçaklı çatıları, yerleşik sedir düzenlemeleri ve mangallarıyla geçmişin yaşam biçimini birebir yansıtır. Edebi ve Sanatsal Yazıtlar: Kasrın Dîvânhâne ve Beste Odası’nda, pencere üstlerini dolaşan bir friz üzerinde dönemin ünlü şairleri Şeyh Gâlib ve Enderûnî Fâzıl’ın, III. Selim’i ve kasrı öven şiirleri ünlü hattat Mehmed Esad El Yesârî tarafından ta‘lîk hat ile işlenmiştir. Tarihi Türk Çalgıları Müzesi: Kasrın alt katı, besteci kimliğiyle tanınan Sultan III. Selim’in mûsikîşinâs kişiliğine uygun olarak dönemin tarihi Türk çalgılarının sergilendiği özel bir müze haline getirilmiştir.
Olanaklar
Ziyaret Bilgileri
Bahçe Girişi: 50 TL
Bahçe Girişi: 50 TL
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Sıra beklemeden Müzekartımla içeriye girebildim. Kalabalık olmadığı için bahçesi sakindi. Gittiğimde kasrın içini gezmek için yarım saatlerde bir tur düzenlediklerini söylediler. Süreye daha varsa bahçede bekleyebileceğiniz bir kafe ve banklar bulunuyor.
Fikirlerimi ifade edip altına da bilgi yazacağım. Kasra müze kartla giriş yapılıyor. Müze kartınız yoksa 80 tl giriş ücreti var. Giriş ücreti ödeyenlere bilgi için kulaklık veriyorlar ama müze kartla girenlere verilmiyor. Bu gerçekten saçma.. Bu konuda bilgilendirme de yapılmıyor. Bilgilendirme yapılsa isteyen bilet parasıyla giriş yapabilir kulaklık alıp bilgileri dinleyebilir. Ve Cidden çok güzel yapı ve bahçesi vakit geçirmek için güzel bir yer. Fakat bahçedeki mekanın ürünleri o kadar da güzel değil. Lavaboları da tertemizdi. Haliç kıyılarının en zarif yapılarından biri🌺 Osmanlı döneminde ‘Tersane Sarayı’ kompleksinden günümüze ulaşmış tek yapıdır. Kasır 3. Ahmed ve 3. Selim dönemlerinde kullanılmıştır. Kasrın adı, Venedik’ten getirildiği söylenen aynalı kavak ağaçlarından gelir. İç mekânında Osmanlı rokoko üslubunun ince örnekleri, süslü tavan işlemeleri ve dönemin estetik anlayışını yansıtan detaylar bulunur. Sultan III. Selim’in burada besteler yaptığı ve musiki meclisleri düzenlediği de rivayet edilir.
Müze kartla giriş yapabileceğiniz gizli kalmıs bir güzellik. Saray her saat başı ve ortasında ziyarete açılıyor. 2 katlı, alt katta musiki enstrümanlar yer alıyor. Güzel bir bahçesi var papatyalar dolu. Çok huzur verici ve keşfedilmemiş olması çok avantaj çünkü kalabalık yok. Güzel bir kafesi de var. Ücretsiz otoparkı mevcut. Yalnız bahçe daha geliştirilebilir mesela yürüyüş yolu çakıllı ve rüzgarda toz kalkıyor buna çözüm bulunabilir ❤
Ben ikindi vakti gittim bahçe için bu vakitte harikaydı. Bahçedeki Lale ve papatyalar tam delirmekti. Fotoğraf çekmek, kafa dinlemek, kitap okumak, sevdiceğinle sohbet etmek için çok uygun bir bahçe. Tek gürültü havuzda ki su sesi ve kavga eden martılar.Yemek kısmı baya vasattı kapanışa yakın gittiğim için birşey kalmadığını söylediler. Sandiviç ve tost vardı. Ayvalık tostu yaptırdım ama güzel değildi. Bir iki saat midemde hissettim. Sabahları kahvaltı tabağı oluyormuş. Çayları güzeldi. Müzeyede her yarım saatte bir girilebiliniyor.Girerken müze mi bahçemi diye belirttip ona göre bilet alıyorsunuz.
Aynalıkavak Kasrı, sadece tarihi bir mekan değil; doğanın, mimarinin ve hayatın o muazzam bütünlüğünü iliklerinize kadar hissedebileceğiniz eşsiz bir durak. Bahçesindeki sarı lalelerin, bembeyaz papatyaların ve gökyüzündeki martıların birbiriyle olan o kusursuz ahengini izlerken, hayatın ne kadar telaşsız ve pürüzsüz bir akış içinde olduğunu fark ediyorsunuz. Havuz başında içtiğiniz bir yudum kahve ve o tarihi aynalardan yansıyan sükunet, size her şeyin muazzam bir sistemin parçası olduğunu fısıldıyor. Koşturmacayı bırakıp, varlığın o eşsiz estetiğini ve huzurunu seyretmek isteyen herkesin mutlaka uğraması gereken şahane bir yer
Bu alana yakın kayıtlı işletme yok.
İşletmeni buraya ekle
Ücret karşılığında işletmeni bu alanda listele