
Aya İrini Kilise Müzesi
location_onFatih / İstanbul · Tarihi Yer · 2701 değerlendirme
Giriş ÜcretliBilgiler
Açıklama
Aya İrini Kilisesi Bizans`ın İlk Kilisesidir. Roma İmparatorlarından Konstantin, şehri yeniden kurarken kendi adına bir forum, saray ve hipodromun yanı sıra, 330`larda Roma tapınaklarının üzerine Aya İrini Kilisesi`ni inşa ettirir. Aya İrini ya da Hagia Eirene`nin sözlükteki anlamı `Kutsal Barış`; ama aynı zamanda da, aynı yüzyılda yaşamış bir azize. Azizenin gerçek adı Penelope`dir. Hıristiyanlığı yaymaya çalışır. Putperestler tarafından yılanlarla dolu bir kuyuya atılır ancak ölmez ölmez. Taşlanır, atlara bağlanıp sürüklenir; yine de ölmez. Mucizelerin sonunda putperestler Hristiyan olur; İrini de bir azize. İmparator Konstantin, bu olağanüstü olay üzerine yaptırdığı tek tanrılı dinin ilk mabedine Aya İrini adını verir. Aya İrini, Bizans`tan günümüze kalan atriumlu tek kilisedir. Atrium, eski Roma tapınaklarının ortasındaki çevresi revaklı bir avludur. Aya İrini yerini aldığı tapınağın özelliklerini bugüne kadar taşımıştır. Ancak bugünkü Aya İrini, aynı Aya İrini değil. Çünkü ahşap ilk Aya İrini, 532`de yanmış. İmparator Iustinianos, çok tanrılı inancı kesinlikle yasaklayınca ayaklanan halk, Zeus`a sığınarak hem Ayasofya`yı, hem de Aya İrini Kilisesi`ni yakmış... İustinianos, Ayasofya ve Aya İrini`yi yeniden yaptırmış. Ancak Aya İrini 564`te bir kez daha yanmış. Onarılmış... İki yangından sonra, bu defa depremlerle sallanmış. Yani kilise üç kez onarılmış. Osmanlı sultanı II. Mehmet, İstanbul`a girip yeni bir dönemi başlatır. Yapımına başlanan Topkapı Sarayı`nın dış duvarları, Ayasofya ve Aya İrini`nin arasından geçer. Aya İrini bir süre sonra silâhların bakım ve onarımının yapıldığı iç cephane olur. Aya İrini, Osmanlı`nın ilk müzesidir. Depodaki silâhlar antika olunca 19. yy.`da ilk müze Aya İrini`de açılır. Aya İrini`nin galerilerine çıkışı sağlayan çift kanatlı merdivenler o sıra yapılır. Osmanlı Devleti, Aya İrini`ye, ana kapıdaki 1726 tarihli kitabeyi ve merdiveni ekler. Aya İrini`yi sallayan o eski depremler sırasında Bizans`ta ikonalar, dinen yasaklandığı için onarımlarda duvarlar süslemesiz bırakılmış. Bugün, Osmanlı`nın üzerine bir bayrak asarak kapattığı apsis yarım kubbesindeki İsa`yı simgeleyen haç ve haçın altında İsa`nın çarmıha gerildiği Golgota Tepesi`ni simgeleyen birkaç basamaklı kürsü çizimi dışında bir motif kalmıştır. 1453 yılında İstanbul`un fethinden sonra kilise camiye çevrilmediği için yapıda önemli bir değişiklik yapılmamıştır. Uzun süre ganimet ve silah deposu olarak kullanılmıştır. Tophane müşirlerinden Damat Ahmet Fethi Paşa 1846 yılında Türk müzesinin ilk nüvesini oluşturan eserleri burada sergilenmiştir. 1869 yılında Aya İrini, Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) adını almıştır. Zamanla, sergi mekânlarının yetersiz kalması nedeniyle buradaki eserler 1875 yılında Çinili Köşk`e taşınmıştır. 1908 tarihinden itibaren Aya İrini Askeri Müze olarak kullanılmıştır. Daha sonra bir süre boş kalan yapı onarılmış ve Ayasofya Müzesi Müdürlüğü`ne bağlı bir birim haline getirilmiştir.
Ziyaret Bilgileri
Yerli öğrenciler için ise 150 TL'dir.
Millî Saraylar bünyesinde Topkapı Sarayı ve bağlı alanlar için dönemsel Gece Turu uygulamaları yapılmaktadır. Gece turları için yerli ziyaretçi bilet fiyatı 1.000 TL, yabancı ziyaretçi bilet fiyatı ise 4.000 TL olarak uygulanmaktadır (Ancak gece turlarının güncel ve aktif olarak yapılabilmesi için gitmeden önce gişeden teyit edilmesi önerilir).
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Topkapı Sarayı'nın birinci avlusu içerisinde yer alan Aya İrini, Doğu Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş en eski kiliselerden biridir. İstanbul'daki ikonoklasm dönemi izlerini taşıyan ve camiye dönüştürülmeyip müze ve depo olarak kullanılan nadir Bizans yapılarından biri olma özelliği taşımaktadır. Atriyumu, büyük kubbesi ve akustiği ile dikkat çeken yapı, günümüzde çeşitli konserlere ve kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapmaktadır. Tarihi yarımadada erken dönem Bizans mimarisini ve yapılaşmasını incelemek isteyenlerin ziyaret edebileceği önemli noktalar arasında bulunmaktadır.
Görülmesi gereken yerlerden biri ancak şu sıralar restorasyon sebebiyle çoğu kısmı gezilemiyor ama yine de gezilebilen yerleri görmek bile sizi mutlu edecektir. Müzekart geçerli değil, bilet satın almanız gerekiyor. Salıları kapalı; 18:30’a kadar ziyaret edilebiliyor ancak 17:30’da bilet gişesi kapanıyor.
Aya İrini 4.yüzyılda Konstantin tarafından inşa ettirilmiştir. Osmanlı döneminde ise halihazırda Ayasofya olduğundan burası Cebehane yapılmıştır. 1846 yılında ise Tophane Müşiri Ferik Ahmed Paşa tarafından ilk Osmanlı Müzesi haline getirilmiştir. (Mecma-i Esliha-i Atika ve Mecma-i Âsâr-ı Atika) Günümüzde ise konserler verilmekte ve ayrıca müze halindedir. 09.00-17.00 arasında ziyaretçilere açıktır. Yerli ziyaretçilere 250₺ yabancılara ise 1050₺'dir. İçerisi neredeyse hiç kalabalık değil üst katlar kapalı kubbe örtülü tam görünmüyor sadece sağ ve sol kanatlar açık ortası kapalı konser alanı olduğu için fresk mozaik hiçbirşey yok sadece apsiste haç var diğer kısımlardada silik haçlar var sadece tuğla işçiliği mimari seviyorsanız gelin. Bahçe gibi bir yeri var içeriden görünüyor küpler lahitler felan var. Görevliler gayet iyi
Aya İrini, İstanbul’un en eski ve en özel tarihi yapılarından biri. Tarihi dokusunu büyük ölçüde korumuş olması, burayı diğer yapılardan ayıran önemli bir özellik. Özellikle Bizans dönemine ait mimari detaylar ve sade ama etkileyici atmosferi ziyaretçilere farklı bir deneyim sunuyor. Yapının içindeki akustik oldukça başarılı ve bu yüzden zaman zaman konser ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapması buraya ayrı bir değer katıyor. Tarih ve sanatın iç içe geçtiği, sakin ve etkileyici bir ortam sunuyor. Ayasofya ve Topkapı Sarayı’na yakın konumuyla ziyaret planına kolayca eklenebilir. İstanbul’un kalabalık turistik noktaları arasında daha sakin ama bir o kadar etkileyici bir keşif noktası.
Restorasyon yapılıyorsa o zaman açık kısımlar için daha az bilet fiyatı alınması Uygun olur.250 TL giriş.sadece ışıksız koridorlarında yürür etrafa bakar büyük restorasyon perdesini görürsünüz.bosa zaman kaybıydi.paranizi ve zamanınızı harcamayın.restorasyon bitmeden gidilmez