
Yoros Kalesi
location_onBeykoz / İstanbul · Kale · Tarihi Yer · 4825 değerlendirme
Giriş ÜcretsizBilgiler
Açıklama
Yoros Kalesi Nedir? Yoros Kalesi, İstanbul'un Beykoz ilçesine bağlı Anadolu Kavağı sırtlarında, İstanbul Boğazı'nın Karadeniz'e açıldığı en dar ve stratejik noktada yükselen bir Doğu Roma (Bizans) savunma kalesidir. Karşı kıyıda Rumeli Kavağı'nda yer almış olan İmros Kalesi ile birlikte Karadeniz'den Boğaz'a giriş-çıkış yapan gemilerin seyrüseferini denetlemek, gümrük kontrolünü sağlamak ve kente denizden yönelebilecek saldırıları püskürtmek amacıyla inşa edilmiştir. Kalenin adının Yunanca kutsal yer anlamına gelen "Hieron" kelimesinden ya da dağ anlamına gelen "oros" sözcüğünden türediği kabul edilmektedir. Günümüzde Boğaz girişine ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne hâkim panoramik manzarası ve etkileyici sur kalıntılarıyla kentin önemli tarihi gezi noktalarından biridir. Tarihçesi Antik Dönem: Kalenin bulunduğu tepede Doğu Roma öncesinde antik çağda denizcilerin sefer öncesi kurban sundukları ve aralarında On İki Tanrı ile Zeus Urius adına adanmış mabetlerin yer aldığı kutsal bir alanın bulunduğu bilinmektedir. Doğu Roma Dönemi: Stratejik önemi nedeniyle bölgeye 13. ve 14. yüzyıllarda Doğu Roma İmparatorluğu tarafından müstahkem bir kale inşa edilmiştir. Kale duvarlarındaki harç ve tuğla işçiliği ile Yunanca monogram yazıtlar bu dönemin mimari mirasını yansıtır. Ceneviz ve Erken Türk Mücadeleleri: Karadeniz ticaretinde söz sahibi olan Cenevizliler ile Doğu Roma arasında sık sık çekişme konusu olan kale, 1305 yılında kısa bir süre Türklerin eline geçmiş, ardından 1348 sonrasında Ceneviz hâkimiyetine girmiştir. Halk arasında yapının yaygın biçimde Ceneviz Kalesi olarak bilinmesinin nedeni de bu döneme dayanmaktadır. Osmanlı Dönemi: 1391 yılında Yıldırım Bayezid tarafından fethedilen kale, Osmanlılar için Boğaz kontrolünde üs olarak kullanılmış ve Anadolu Hisarı'nın inşasına zemin hazırlamıştır. Fatih Sultan Mehmet ve II. Bayezid devirlerinde onarılan kale içine garnizon yerleştirilmiş, askerlerin kullanımı için mescit ve hamam inşa edilmiştir. 18. yüzyıldan sonra Boğaz'ın kuzey savunmasında nöbet ve gözetleme işlevi görmeye devam etmiştir. Cumhuriyet Dönemi ve Arkeolojik Kazılar: Sit alanı ilan edilen kalede 2010 yılından itibaren T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile üniversiteler iş birliğinde arkeolojik kazı çalışmaları başlatılmıştır. Kazılarda çok sayıda sikke, taş gülle, seramik ve hamam kalıntıları açığa çıkarılmıştır. Yapı ayrıca Türkiye'nin "Ceneviz Ticaret Yolu'nda Akdeniz'den Karadeniz'e Kadar Kale ve Surlu Yerleşimleri" dosyası kapsamında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer almaktadır. Mimari Özellikleri Konum ve Savunma Düzeni: Kale, deniz seviyesinden yüksek bir sırt üzerine, Boğaz'ın ve Karadeniz girişinin görüş açısını tamamen kapatacak şekilde topoğrafyaya uyumlu olarak yerleştirilmiştir. İstanbul ve çevresindeki kaleler arasında kapladığı alan bakımından en geniş yapılardan biridir. Sur Duvarları ve Burçlar: Kalenin kara tarafına bakan güney cephesinde savunmayı güçlendirmek amacıyla büyük yarım daire formunda iki ana burç yükselmektedir. Toplamda dönemi yansıtan çok sayıda burç ve mazgal yer alır. Duvar örgüsünde kaba yonu taş, moloz taş ve aralara atılmış yatay tuğla hatıllar Doğu Roma savunma mimarisi tekniğini açıkça sergiler. Tuğla Bezemeler ve Kitabeler: Burçların cephelerinde tuğlaların özel biçimde dizilmesiyle oluşturulmuş haç ve Doğu Roma imparatorluk sembolleri olan monogram harf dizilimleri yer almaktadır. Ayrıca Ceneviz dönemindeki onarımlara işaret eden Latince tamir kayıtları da yapının farklı evrelerini ortaya koymaktadır.
Olanaklar
Ücretler
Ziyaret Bilgileri
Kalenin bulunduğu tepeye Anadolu Kavağı sahilinden dik bir yokuşla çıkıldığı ve alanın zemini engebeli olduğu için kaymaz tabanlı rahat yürüyüş ayakkabıları tercih edilmelidir. Sur duvarları ve dik uçurum kenarlarında koruyucu bariyer bulunmayan kısımlar yer aldığından duvarlara tırmanılmamalı ve güvenlik açısından dikkatli olunmalıdır. Ayrıca kalenin doğu ve kuzey yamaçları askeri güvenlik bölgesiyle komşu olduğundan tel örgülü veya levhayla belirtilmiş yasaklı sahalara girilmemelidir.
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Anadolu Kavağı’ndan yaklaşık 15 dakika yürüme mesafesinde ancak yol oldukça bayır, bu nedenle çıkarken biraz yoruluyorsunuz. Yanınıza mutlaka su almanızı öneririm. Kaleye çıkmadan önce bir kafe bulunuyor; manzarası çok güzel ve fiyatları da oldukça uygun. Kalenin manzarası gerçekten çok güzel, ancak daha bakımlı olabilirdi. Özellikle kale içerisindeki odacıkların çöplerle dolu olması biraz üzücüydü. Genel olarak manzarası için görülmeye değer, fakat bakım ve temizlik konusunda daha özenli olunması gerekiyor.
Süper manzara, boğazı nehir gibi görebildiğiniz bir nokta, 3. Köprü önünüzde, ormanlar tropikal gibi acaip bir manzara, kesinlikle gidilmeli. Ayrıca tarihi bir kale çok bakımsız. Anlatılmaz yaşanır. Alt tarafında kafe restoran mevcut orada süper manzaralı. Tavsiye ederim.
Manzarası güzel ama İstanbul'da bir rota çiziyorsanız zaten bu manzara artık normalleşiyor. Rotaya eklemeyin ben boğaz turu için burada durunca görmeden dönmeyeyim diye çıktım ama tamamen unutulmuş bir yer kalenin içi çer çöp dolmuş malesef. Alt tarafında bir kafe vardı manzarayı tam olarak aynı şekilde görüyor oturmak isterseniz eğer.
Bu kadar güzel ve eşsiz bir yeri yine yine maalesef bakımsız bırakılmaktan serserilerin uğrak noktası olmuş. Halbuki etrafı içi güzelce korunsa ne kadar hoş bir deneyim olcak. Gittiğimde kalenin taşlarına tüneyerek oturup mısır yiyen insanların altında kaleyi incelemek ne kadar kötü bir deneyim. Yine de boş zamanlarda denk getirilirse çok hoş eşsiz bir yer. Deniz manzarası efsane. Bilet ya da müzekart gerekli değil ücretsiz giriş. Otopark çok küçük yer bulmak sıkıntı olabilir.
Yoros Kalesi, İstanbul Boğazı'nın en etkileyici manzaralarından birine sahip tarihi noktalardan biri. Boğazın Karadeniz'e açıldığı bu eşsiz konumda manzarayı izlemek gerçekten büyüleyici. Hem tarihi atmosferi hem de çevresindeki işletmeler sayesinde keyifle vakit geçirilebilecek bir yer. Ancak böylesine önemli ve değerli bir tarihi yapının bakımsız kalmış olması beni üzdü. Kale ve çevresinde restorasyon ile düzenli bakım çalışmaları yapılırsa çok daha güzel ve hak ettiği görünüme kavuşacaktır. Bu kadar özel bir tarihi mirasın daha iyi korunmasını ve gelecek nesillere en iyi şekilde aktarılmasını isterim. Yine de İstanbul'a yolu düşenlerin mutlaka görmesi gereken, özellikle gün batımında eşsiz manzarasıyla unutulmaz anlar yaşayabileceği bir yer. Umarım en kısa zamanda gerekli restorasyon ve çevre düzenlemeleri yapılır.