
Üç Şerefeli Cami Edirne
location_onMerkez / Edirne · Tarihi Yer · Camii · 2286 değerlendirme
Giriş ÜcretsizBilgiler
Açıklama
Üç Şerefeli Cami Edirne Nedir? Üç Şerefeli Cami (halk arasında bir minaresinin formundan ötürü Burmalı Cami olarak da anılır), Edirne'nin merkezinde, Babademirtaş Mahallesi'nde yer alan ve Osmanlı mimarlık tarihinde erken dönemden klasik döneme geçişin en mühim anıtlarından biri kabul edilen tarihi bir selatin camisidir. Sultan II. Murad tarafından 15. yüzyılda inşa ettirilen yapı; Osmanlı sanatında enine gelişen plan şemasının, anıtsal tek kubbe denemesinin ve revaklı şadırvan avlusu uygulamasının öncü örneğidir. Tarihçesi İnşası: Osmanlı Padişahı Sultan II. Murad tarafından Macaristan seferi öncesinde başlatılmış ve 1438–1447 (bazı kaynaklara göre 1433–1447) yılları arasında tamamlanarak ibadete açılmıştır. Caminin mimarının Hacı Muslihiddin olduğu kabul edilmektedir. Erken Dönem Önemi: İstanbul’un fethinden hemen önceki döneme tanıklık eden cami, Fatih Sultan Mehmed’in Edirne’deki şehzadelik ve erken saltanat yıllarında ibadet ettiği ve fetih planlarını tasarladığı atmosferin merkezinde yer almıştır. Depremler ve Onarımlar: 1752 yılındaki büyük Edirne depreminde ciddi hasar görmüş, kubbesi ve minareleri zarar almıştır. Sultan III. Mustafa döneminde (1754-1755 civarında) kapsamlı şekilde onarılmış ve kubbe içi süslemelerine dönemin barok/rokoko üslubu yansıtılmıştır. Cumhuriyet devrinde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından çeşitli dönemlerde restore edilerek korunmuştur. Mimari Özellikleri Merkezi Kubbe ve Taşıyıcı Sistem: Cami, enine dikdörtgen bir plan şemasına sahiptir. Yapının ortasında yaklaşık 24 metre çapında devasa bir ana kubbe yükselir. Kubbe ağırlığı ikisi serbest filayağı paye, dördü yan duvar payesi olmak üzere toplam altı ana dayanak üzerine oturtulmuş, yan kısımlar ise ikişer küçük kubbeyle genişletilmiştir. Dört Farklı Minare: Caminin dört köşesinde yükselen minarelerin her biri birbirinden farklı gövde motiflerine ve yüksekliklere sahiptir. Camiye adını veren güneybatı köşesindeki üç şerefeli minare 67,62 metre yüksekliğinde olup, üç ayrı şerefesine birbirini görmeden çıkılan üç bağımsız spiral merdiven yoluyla döneminin mühendislik harikası sayılmıştır. Diğer minareler yivli (burmalı), baklava desenli ve kırmızı-beyaz taş kakmalı zikzak motiflidir. Revaklı ve Şadırvanlı Avlu: Osmanlı mimarisinde revaklı ve şadırvanlı anıtsal avlu düzeni ilk defa bu eserde uygulanmış; sonrasında İstanbul’daki Fatih, Süleymaniye ve Sultanahmet gibi klasik dönem selatin camilerine ilham kaynağı olmuştur. Avlu mermer, granit ve serpantinli breş sütunlarla çevrilidir. Süsleme ve Kalem İşleri: Avlu revak kubbelerindeki özgün 15. yüzyıl kalem işleri, Osmanlı camilerinde günümüze ulaşan en eski tezyinat örneklerindendir. Ana taç kapıdaki mermer işçiliği, mukarnaslar, çinili pencere alınlıkları ve iç mekandaki hat levhaları yapının zengin sanat değerini yansıtır.

Ziyaret Bilgileri
Üç Şerefeli Cami aktif bir ibadethane olduğundan cami adabına uygun kıyafet kuralları geçerlidir. Ziyaretçilerin omuz ve dizlerini örten kıyafetler tercih etmesi, kadın ziyaretçilerin harim kısmına girerken başlarını örtmesi ve girişte ayakkabıların çıkarılması gerekmektedir. Namaz vakitlerinde cemaatin huzurunu bozmamak adına sessiz olunmalı ve flaşlı fotoğraf çekilmemelidir.
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
O kadar güzel bir Camii ki…İçindeki her kubbenin ayrı bir tasarımı var …4 minaresi birbirinden farklı desenlerde…Hem tarihi hem dokusu çok güzeldi…Edirne’de aklımda kalacak bir Camii.Hemen arkasında Fatih Sultan Mehmet Müzesi var.
Selimiye Camii’nin hemen yakınında, adeta bir mücevher gibi parlayan bu cami, Edirne’nin gizli hazinelerinden biri. İsmine kaynaklık eden, her biri farklı motiflerle süslü üç şerefeli minaresi gerçekten eşsiz bir işçiliğe sahip. Caminin içine girdiğinizde sizi karşılayan o zarif kalem işi süslemeler ve geniş kubbe mimarisi, döneminin sanat anlayışını kusursuz yansıtıyor. Yanındaki ücretsiz müze ile birlikte, tarih meraklılarının mutlaka uğraması gereken bir kompleks. Selimiye’yi ziyaret ettikten sonra burayı es geçmek büyük hata olur."
Üç şerefli camii, minarenin birinin yivli olması kaynaklı burmalı camii olarak da geçiyor. Minarelerinin hepsinin dokusu farkli şekilde imar edilmiş. Dışarıdan gösterişli olan caminin içi sadedir. Yakınındaki diğer camilere nispeten iç bezemeleri oldukça azdır. Dış mimarisi, avlusu, çevresindeki külliyesi, fatih müzesi ile görülmeye değer.
Edirne'deki Üç Şerefeli Camii (halk arasında bazen minarelerinden birinin formundan dolayı Burmalı Minareli Camii olarak da anılır), Osmanlı mimarlık tarihinde erken dönemden klasik döneme geçişin en önemli köşe taşıdır. Mimar Sinan’ın Selimiye'yi yaparken ilham aldığı ve "ustalık eserine" giden yolu açan bu muhteşem yapı, Osmanlı'nın çok kubbeli ulu cami çizgisinden tek ve devasa merkezi kubbeli cami modeline geçişindeki ilk cesur denemedir.Sultan II. Murad (Fatih Sultan Mehmet'in babası) tarafından yaptırılmıştır.1438-1447 yılları arasında inşa edilmiştir.İstanbul’un fethinden önce Osmanlı’nın güç ve ihtişamını simgeleyen en büyük anıtsal yapıdır.Caminin en karakteristik yönü, dört köşesinde yükselen ve her biri birbirinden tamamen farklı geometrik desenlerle süslenmiş minareleridir: Üç Şerefeli Minare: Camiye adını veren bu minare, yapıldığı dönemde Osmanlı coğrafyasının en yüksek minaresiydi (yaklaşık 67 metre). Tıpkı daha sonra Selimiye'de uygulanacağı gibi, üç şerefesine de birbirini görmeden çıkan üç ayrı merdiven yolu bulunur. Baklava desenlidir. Burmalı (Yivli) Minare: Caminin popüler kültürde "Burmalı" olarak anılmasına neden olan, gövdesi helezonlar (yivler) çizerek yükselen minaredir. Külahlı ve Çapraz Kareli Minareler: Diğer iki minare ise zikzak ve kareli kırmızı-beyaz taş kakma motifleriyle süslenmiştir.İlk Şadırvanlı Avlu: Osmanlı mimarisinde revaklı (kubbeli kemerli yürüyüş yolu) ve şadırvanlı avlu düzeni ilk kez bu camide uygulanmıştır. Bu şema, İstanbul'daki Fatih, Süleymaniye ve Sultanahmet gibi klasik dönem camilerinin standart avlu tasarımı olmuştur. Devasa Enlemesine Mekân: Yaklaşık 24 metre çapındaki ana kubbe, o güne kadar yapılmış en büyük Osmanlı kubbesiydi. Kubbe yükünü hafifletmek için enlemesine bir dikdörtgen plan seçilmiş ve ağırlık sadece iki devasa iç sütuna (filayağı) ve duvarlara paylaştırılmıştır. Bu da içerideki ibadet alanını oldukça genişletmiştir. İlginç Bir Detay: Fatih Sultan Mehmet'in çocukluk ve gençlik yıllarında ibadet ettiği, İstanbul'un fethi planlarını yaparken avlusunda yürüdüğü tarihi atmosfer tam olarak burasıdır.
Edirne’nin tarihi dokusu içinde en çok etkilendiğim yapılardan biri oldu Burmalı / Üç Şerefeli Camii. Osmanlı mimarisinde bir dönüm noktası sayılan bu cami, farklı minare tasarımlarıyla zaten dışarıdan bakınca bile insanı hemen etkiliyor. Özellikle burmalı minare gerçekten göz alıcı; böyle bir işçiliği günümüzde görmek zor. İç mekâna girdiğimde ise geniş avlu ve yüksek kubbe sayesinde oldukça ferah bir atmosfer vardı. Mihrabın ve minberin taş işçiliği son derece ince, tüm detaylar yılların izine rağmen hâlâ çok iyi korunmuş. Caminin içindeki sade ama etkileyici süslemeler, Edirne’deki diğer görkemli yapılara göre daha minimal bir estetik sunuyor; bu da mekâna ayrı bir huzur katıyor. Günün farklı saatlerinde ışık caminin içini bambaşka gösteriyor. Özellikle sabah saatlerinde pencerelerden süzülen ışık cami içinde çok hoş bir ambiyans oluşturuyor. Avlusu geniş ve düzenli, oturup dinlenmek ve etrafı izlemek için çok güzel bir yer. Hem mimari olarak hem de Edirne’nin tarihini anlamak açısından mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir eser. Selimiye kadar popüler olmasa da kesinlikle hak ettiği ilgiyi görmesi gereken bir cami. Şehre gelen herkese tavsiye ederim. 🕌✨