
Tunca Köprüsü Edirne
location_onMerkez / Edirne · Tarihi Yer · 699 değerlendirme
Giriş ÜcretsizAçıklama
Tunca Köprüsü Edirne Nedir? Tunca Köprüsü (resmî adıyla Ekmekçizade Ahmet Paşa Köprüsü), Edirne şehir merkezini Karaağaç bölgesine bağlayan güzergâhta, Tunca Nehri üzerinde yer alan 17. yüzyıl başlarına ait Osmanlı dönemi taş köprüsüdür. Dönemin Başdefterdarı Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından halkın ve ordunun nehir geçişini güvenli kılmak amacıyla yaptırılmıştır. Osmanlı klasik dönem köprü mimarisinin Edirne'deki önemli örnekleri arasında bulunur. Tarihçesi İnşası: Evvelce yerinde bulunan ahşap köprünün yerine, Sultan I. Ahmed döneminde Başdefterdar Ekmekçizade Ahmet Paşa'nın talimatıyla 1608-1615 yılları arasında inşa edilmiştir. Yapının mimarının Hassa Başmimarı Sedefkâr Mehmed Ağa olduğu ve yerel mimar Hacı Şaban'ın da katkı sağladığı kabul edilmektedir. Taşkınlar ve Tarihsel Onarımlar: Nehir taşkınları ve sel felaketleri nedeniyle köprünün bir bölümü ve kitabe köşkü hasar görmüş, 1960'lı yıllarda kısmi betonlama müdahaleleriyle onarılmıştır. 2008 Kapsamlı Restorasyonu: Karayolları Genel Müdürlüğü koordinesinde yürütülen restorasyon çalışmalarıyla köprü aslına uygun kesme taş işçiliğiyle baştan sona yenilenmiş, yıkılmış olan mermer kitabe köşkü yeniden inşa edilmiştir. Mimari Özellikleri Ölçüleri ve Kemer Yapısı: Kesme taş malzemeyle inşa edilen köprü yaklaşık 136,30 metre uzunluğa ve 6,90 metre tabliye genişliğine sahiptir. 11 ayak üzerine oturan yapı toplam 10 ana kemer gözünden meydana gelmektedir. Kitabe Köşkü: Köprünün mansap yönündeki orta ayağı üzerinde mermerden inşa edilmiş süslü bir seyir ve kitabe köşkü bulunur. Bu köşkte Edirneli şair Kâmî tarafından yazılan beş beyitlik tarih manzumesi yer almaktadır. Taş İşçiliği ve Drenaj: Yapının su akışını kolaylaştırmak amacıyla yerleştirilmiş üçgen prizma şekilli mahmuzları ve su basıncını azaltan tahliye gözleri, Osmanlı hidrolik mühendisliğinin inceliklerini yansıtır.
Ziyaret Bilgileri
Köprü açık alanda yer almakta olup hem yaya hem de motorlu taşıt trafiğinin kullanımına açıktır. Tunca Nehri üzerindeki konumu nedeniyle ilkbahar taşkın dönemlerinde debi yükselmelerine dikkat edilmesi tavsiye edilir.
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Edirne’ye gelmişken "hadi bir de nehir üzerindeki tarihi köprüleri görelim" diyerek rotayı buraya çevirdik ama dürüst olmak gerekirse büyük bir beklentiyle gelinirse hayal kırıklığı yaratabilecek bir yer. Evet, Osmanlı döneminden kalma tarihi bir taş köprü, arkasındaki mimari emeğe ve tarihe saygımız sonsuz. Ancak görsel heybet ve çevre düzenlemesi açısından "mutlaka ama mutlaka görülmesi gereken" o ikonik yapılardan biri kesinlikle değil. Şehir turu yaparken yolunuzun üstündeyse ya da nehir kenarında bir çay içmek isterseniz uğranabilir, o kadar. Hele ki daha önce Diyarbakır’daki On Gözlü Köprü’yü gördüyseniz, Tunca Köprüsü size oldukça sıradan gelecektir. On Gözlü Köprü’nün o Dicle üzerindeki devasa, heybetli duruşu, etrafındaki karakteristik atmosferi ve sunduğu o muazzam görsel şölen nerde, Tunca Köprüsü nerde... Kıyas kabul etmez. Özetle; Edirne tarihi için önemli bir durak olabilir ama abartıldığı kadar büyük bir görsel cazibesi yok. Beklentiyi minimumda tutarak ziyaret etmekte fayda var.
Edirnenin potansiyeli çok büyük ama bu potansiyeli kullanmak sıfır maalesef edirne çarşıdan akşam yürüyüş için çıktık ama ve bir ışıklandırma bomboş ıssız bakımsız yollar . Ekmekçizade Ahmet Paşa Köprüsü adıylada bilinen köprü; 1608-1615 yılları arasında Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından Tunca Nehri üzerine yaptırılmıştır. Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapılan köprü 10 kemerlidir. Yarısı ve ortadaki yazıtlı köşkü su taşkınlarıyla yıkılmış, 2008 yılında aslına uygun olarak restore edilmiştir.
Ekmekçizade Ahmet Paşa Köprüsü ya da diğer adıyla Tunca Köprüsü 1608-1615 yılları arasında Ekmekçizade Ahmet Paşa tarafından Tunca Nehri üzerine yaptırılmıştır. Mimarı Sedefkar Mehmet Ağa'dır. 11 ayak üzerine 10 kemerli bir köprüdür. Yarısı ve ortadaki yazıtlı köşkü su taşkınlarıyla yıkılmış, 2008 yılında aslına uygun olarak restore edilmiştir.
1600'lerin başında yapılmış ama son restorasyonlarla tahminim 19. YY yapısı görünümünde olan, Bence üzerinden araç geçişinin yasaklanması lazım. Aynı zamanda maalesef çok bakımsız, sprey boyalar ve sigara izmaritleri dolu.
11 Temmuz günü ailemle Tunca Köprüsünden arabayla geçtik. Daha sonra arabadan inip köprü boyunca yürüyüş yaptık. Ne yazık ki Tunca Nehri oldukça bakımsız , pis ve iğrenç bir koku var. İnsanlar araba lastikleri, plastik şeyler ve bitmiş bira şişeleri atmış. Tunca Nehri ne yazık ki eski güzelliğini yitirmiş. Belediye'nin bu duruma el atması gerekiyor. Köprü'nün tam ortasında Osmanlıca bir kitabe var. Orada ne yazdığını açıklayan bir not eklenebilirdi. İnşallah bu sözlerim boşta kalmaz. Yetkili merciiler duruma el atar. Daha fazlası için takipte kalın ;)