
Küçüksu Kasrı
location_onBeykoz / İstanbul · Tarihi Yer · Kasır · Piknik Alanı · 8097 değerlendirme
Giriş ÜcretliBilgiler
Yakınında keşfedilecek bir işletme yok
Ziyaret Kuralları
Açıklama
Küçüksu Kasrı Nedir? İstanbul Boğaziçi’nde Küçüksu ile Göksu derelerinin arasında yer alan Küçüksu Kasrı; padişahların dinlenme ve av amaçlı kullandığı, zarif mimarisiyle göz kamaştıran tarihi bir "Biniş Kasrı"dır. Bulunduğu yörenin yerleşim tarihi Bizans dönemine kadar uzanan yapı, Osmanlı döneminde Sultan IV. Murad’ın "Gümüş Selvi" adını vererek çok sevdiği hasbahçeler arasında yer almıştır. Tarihçesi Erken Dönem ve Ahşap Yapı: 17. yüzyıldan itibaren Bağçe-i Göksu olarak anılan bölgeye, Sultan I. Mahmud döneminde Divitdâr Emin Mehmed Paşa tarafından deniz kıyısına iki katlı ahşap bir saray yaptırılmış; bu yapı Sultan III. Selim ve II. Mahmud dönemlerinde onarılarak kullanılmıştır. Bugünkü Kasrın İnşası: Sultan Abdülmecid döneminde Batılı biçimlerin tercih edilmesiyle eski ahşap yapı yıktırılmış ve yerine bugünkü kâgir kasır inşa ettirilmiştir. 1857 yılında tamamlanan yapı, Sultan Abdülaziz döneminde zenginleştirilen cephe süslemeleriyle son halini almıştır. Cumhuriyet Dönemi ve Restorasyon: Cumhuriyet döneminde bir süre devlet konukevi olarak kullanılan kasır, 1992 yılında başlatılan kapsamlı restorasyonun ardından 1996 yılında müze-saray olarak yeniden ziyarete açılmıştır. Mimari Özellikleri ve Önemli Detaylar Plan Tipi ve Çevre: Bodrumuyla birlikte üç katlı olan yapı, 15 x 27 metrelik bir alan üzerine yığma tekniğiyle kurulmuştur. Diğer sarayların aksine yüksek duvarlarla değil, zarif döküm demir parmaklıklarla çevrilmiştir. Kat planı, merkeze açılan dört odasıyla geleneksel Türk Evi plan tipini yansıtır. Zengin İç Mekân ve Süslemeler: Kabartmalarla süslü deniz cephesi, şadırvanlı küçük havuzu, her odasında farklı renk ve biçimde İtalyan mermerleriyle yapılmış şömineleri, ince işçilikli parkeleri, Avrupa üslubu mobilyaları ve tablolarıyla adeta bir sanat müzesidir.
Olanaklar
Ziyaret Bilgileri
Mesire alanı/bahçe bölümü için ayrıca giriş bileti uygulanmaktadır.
İndirimli/Öğrenci: 60 TL. MüzeKart sahibi vatandaşlar kasır binasını kartlarıyla gezebilirler. Mesire alanı girişi için ayrıca yerli bilet tarifesi uygulanmaktadır.
Pazartesi günleri kapalıdır. Ziyaret saatleri 09.00 – 17.30 arasındadır. Tarihi parke, halı ve tefrişatın korunması amacıyla iç mekânda ayakkabı üzerine galoş giyilmesi zorunludur. Kasır içinde yiyecek-içecek tüketilmesi ve flaşlı profesyonel çekim yapılması yasaktır. Ziyaretçilere ücretsiz/kimlik karşılığı temin edilen sesli rehber (audio guide) hizmeti sunulmaktadır.
Kasır binasının (iç müze) ziyarete açıldığı ek ücretli bir gece müzeciliği uygulaması yoktur. Yalnızca yaz sezonunda Küçüksu Kasrı Mesire Alanı / bahçe kısmı, pazartesi hariç her gün saat 21.00’e kadar açık tutulmaktadır.
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Boğazın kenarında harika bir eser.Özellikle tavan mptifleri çol güzel.Çok büyük bir kasr değil ama dolmabahçe güzelliğinde.kesinlikle uğranılması gereken bir yer.tavsiye ederim.pişman olmassınız.İkindi sonrası gidersrniz fotolar daha güzel çılar.
Çok güzel bir turistik mekan.. boğaza nazır konumu ile göz kamaştırıyor. Son dönem batı mimarisi barok usulü ile yapılmış. Özellikle pazar günleri sabah vaktinde gitmenizi tavsiye ediyorum. Hem kalabalık olmuyor hem de yaz vakti ise öğle sıcağı olmadan gezinizi tamamlamış oluyorsunuz.
Çok uzun süredir gitmek istediğim bir yerdi.Telefonla çekime izin var ama fotoğraf makinesiyle ancak bahçeyi çekebiliyorsunuz. Daha öncede saray/kasır gezdiyseniz hemen hemen aynı şeyleri görüceksiniz ama konum, çevre sakinliği olarak çok huzurlu ve sakin bir yer.😌🌴🫶🏻☀️
Küçüksu Kasrı 1.Mahmut döneminde yaptırılmış ve hala çok iyi şekilde korunuyor. Milli Saraylara bağlı, müzekart geçiyor. Deniz kenarında, bahçesi çiçekler, ağaçlarla düzenlenmiş 3 katlı bir bina,2 katı ve bahçesi gezilebiliyor. Gezerken galoş giyinilmesi isteniyor. Girişte galoş mevcut. Varaklı aynalar, koltuklar, masalar var. Fotoğraf çekimi serbest(görevliler girişte bilgilendirdi) fakat video çekimi yasak. Gittiğimizde gelin damat çekimi de yapılıyordu. Otoparkı var(ücretli) ve toplu taşıma ile de ulaşım kolay.Üsküdardan 15p,15y gibi otobüslere binip sevda tepesi durağında inince karşıya geçip beş dk yürünerek ulaşılabilir. Tarihi mekanlara ilginiz varsa görülebilir. Biz kullanmadık ama hemen yanında çay kahve içilecek milli saraylar tarafından işletilen bir mekan gördük.
Küçüksu Kasrı, İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında, Göksu Deresi ile Küçüksu Deresi arasında yer alan zarif bir Osmanlı yapısıdır. Sultan Abdülmecid I tarafından 1857 yılında, daha önce aynı bölgede bulunan ahşap bir kasrın yerine inşa ettirilmiştir. Yapının mimarı, dönemin önemli isimlerinden Nigoğos Balyan olup, kasır Batı etkisindeki Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerinden biridir. Barok, Rokoko ve Neoklasik üslupların harmanlandığı yapı, özellikle taş işçiliği, kabartmaları ve süslemeleriyle dikkat çeker. Küçüksu Kasrı, padişahların avlanma ve kısa süreli dinlenme mekânı olarak kullanılmış; sürekli yaşanılan bir saraydan ziyade günübirlik konaklamalara hizmet etmiştir. İki katlı olarak inşa edilen kasrın iç mekânı oldukça zengin bir dekorasyona sahiptir: tavan süslemeleri, kristal avizeler, Avrupa’dan getirilen mobilyalar ve Hereke halıları yapının ihtişamını yansıtır. Deniz kıyısına çok yakın konumda olması, kasra ayrı bir estetik değer katar; önündeki geniş rıhtım ve bahçesi, Boğaz manzarasıyla bütünleşir. Osmanlı döneminde önemli misafirlerin ağırlandığı bu yapı, Cumhuriyet döneminde bir süre farklı amaçlarla kullanıldıktan sonra restore edilerek müze haline getirilmiştir. Günümüzde ziyaretçilere açık olan Küçüksu Kasrı, hem mimari zarafeti hem de Boğaz kıyısındaki konumuyla İstanbul’un en göz alıcı tarihi yapılarından biri olarak öne çıkar. Kasrın dışı içinden daha çok rağbet görüyor. Bu da gayet doğal. Dışarıda boğazın müthiş manzarası, denizin maviliği kasrın dış mimarisiyle birleşince insan adeta mest oluyor. Fotoğraf çekimleri için de uygun olan Kasrı hafta içi sakin saatlerde gün doğumu sonrası ya da gün batımı esnasında ziyaret etmenizi öneririm. Ulaşım olarak; Avrupa yakasından gelecekler, Aşiyan iskelesi ile direkt karşıya geçen vapurları kullanabilirler. Üsküdar marmaraydan da sıkça otobüsler kalkmaktadır. Girişler Müze Kart ile yapılabiliyor.
Bu alana yakın kayıtlı işletme yok.
İşletmeni buraya ekle
Ücret karşılığında işletmeni bu alanda listele