
Geçici Olarak Kapalı
Aşiyan Müzesi - İstanbul
location_onBeşiktaş / İstanbul · Tarihi Yer · 2442 değerlendirme
Giriş ÜcretsizBilgiler
Açıklama
Şair Tevfik Fikret`in 1906-1915 yılları arasında yaşadığı ev Aşiyan Müzesi olarak hizmet vermektedir. 1940 yılında eşi Nazime Hanım`dan İstanbul Belediyesi tarafından satın alınıp, 1945 yılında Edebiyat-ı Cedide Müzesi olarak açılmıştır. Daha önceleri Eyüp mezarlığında bulunan naaşı, 1961 yılında doğal görünümü ile çok beğendiği bu bahçeye nakledilmiş ve bu tarihten sonra müze "Aşiyan Müzesi" adını almıştır. Tevfik Fikret, evinin projelerini kendisi çizmiş, Farsça "yuva" anlamına gelen aşiyan kelimesini de buraya isim olarak koymuştur. Aşiyan Müzesi Bölümleri Bahçe içerisinde ahşap 3 katlı olan Aşiyan Müzesi'nin zemin katı bugün idari işler için kullanılmaktadır. Birinci katta Edebiyat-ı Cedidecilerin fotoğraf, kitap ve özel eşyalarının sergilendiği Edebiyat-ı Cedide Odası, Abdülhak Hamit`e ait kişisel eşyalar, tablolar, fotoğraflar, çalışma masası ve koltukların bulunduğu Abdülhak Hamit Salonu, kadın şairlerimizden Nigar Hanım`a ait kitaplar, fotoğraf, resimler, şahsi arşiv ve eşyalarının sergilendiği Şair Nigar Hanım Odası bulunmaktadır. Tevfik Fikret`e ayrılmış olan ikinci katta; şairin yatak odası ve çalışma odası yer almaktadır. Şairin yaşadığı yıllarda yatak odası olarak kullandığı odada; şahsi eşyaları, vefat ettiği yatak ve Mihri Hanım tarafından şairin yüzünden alınan maskın kopyası gibi objeler sergilenmektedir. Çalışma odası olarak kullandığı odada ise; çalışma masası ve koltuğu, kendisi tarafından yapılan resim çalışmaları, tablolar bulunmaktadır. Şehzade Abdülmecit Efendi'nin, Tevfik Fikret`in "Sis" şiirinden esinlenerek yaptığı ünlü "Sis"tablosu da buradadır.
Ziyaret Bilgileri
Çalışma Saatleri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Tevfik Fikretimizin kendi evi olan Aşiyan’ın tüm odalarında yaşanmışlıkları hissedebilirsiniz. Uygulamasını indirdikten sonra qr kodları okutarak bilgi edinebilirsiniz, uygulama aynı zamanda da sizi nereyi ziyaret etmeniz gerektiği konusunda bilgilendirecek. Bahçesi ayrı kendisi ayrı güzel, İstanbul’da olduğunuzu anlamadan İstanbul’u tam hissedebileceğiniz yeşilliklerle ve kuş sesleriyle kaostan az da olsa uzaklaşabileceğiniz büyülü bir yer. Aşırı makul bir giriş ücreti var. Sahilden vapurla ya da belediye otobüsleriyle ulaşım sağlanabilir. Araç için park sıkıntısı yaşayabilirsiniz. Emeği geçen herkese teşekkürler, senede birkaç kere ziyaret ettiğim çok özel bir müze. Şu an sanırım yine tadilatta ama yaz sonunda açılacak diye duydum🫶🏼🫶🏼
İstanbul’un kalabalığından uzaklaşıp hem tarihe tanıklık etmek hem de muhteşem Boğaz manzarasının tadını çıkarmak için harika bir yer. Tevfik Fikret’in bu evi neden 'Aşiyan' (Kuş Yuvası) olarak adlandırdığını buraya gelince çok daha iyi anlıyorsunuz. Bahçesi de evi kadar huzur dolu.
Haftasonu gitmeyin gidilemiyor Beşiktaş trafiğinden dolayı maalesef, biz ödev için mevburen gittik. İnanılmaz bir yokuş var ayrıca çok yorulacağınızı bilin. Okadar yokuş sonrası muhteşem bir manzara var tabi neyseki değdi dedirten. Ev güzel, müze güzel, bilet pahalı değil. Bu tarz müzeleri sevenler için harikadır mutlaka ama ben mecburen olmasa gitmezdim o ayrı bir konu.
Aşiyan Müzesi, Boğaz’a nazır sakin bir tepede yer alan, hem edebi hem de duygusal bir atmosfere sahip küçük ama etkileyici bir müzedir. Burası aslında Servet-i Fünun döneminin önemli şairlerinden Tevfik Fikret’in kendi evi olarak inşa edilmiştir. “Aşiyan” zaten “yuva” anlamına gelir; Fikret burayı hem yaşamak hem de yazmak için özel olarak tasarlamıştır. İçeri girdiğinde şairin çalışma odası, kişisel eşyaları ve el yazmalarıyla karşılaşırsın; bu da dönemin edebiyat dünyasını daha yakından hissettirir. Müze sadece Fikret’e değil, aynı zamanda Abdülhak Hamit Tarhan ve Nigar Hanım gibi önemli edebiyatçıların anılarına da ev sahipliği yapar. Bahçesine çıktığında ise Boğaz manzarasıyla karşılaşırsın; bu manzara, Fikret’in şiirlerindeki melankolik ve düşünceli ruh halini daha iyi anlamana yardımcı olur. Rumeli Hisarı’na oldukça yakın olduğu için, genelde ikisi aynı gün içinde rahatça gezilebilir. Müzeye geçmek için sahilden eve kadar 10 dakikalık bir yokuş mevcut. Yokuşu aşıp müzeye varanlara İstanbul’un en iyi manzaralarından biri ikram edilir. Müzeye gelmişken Rumeli Hisarını da listeye eklemenizi öneririm. Arabayla ulaşım park yeri bulmanın zorluğundan dolayı işkence olabilir. Aşiyan iskele yolun hemen başında kalıyor. Keza otobüslerle de ulaşım sağlanabilir. Müze Kart geçmiyor. 100₺-200₺ arası bir giriş ücreti ödedim. Öğrencilere indirim mevcuttu.
Otopark sorunu mevcut maalesef, rumeli hisarının hemen yanından sağa giriş mevcut,tepeyi tırmandığınızda 1.değil 2. giriş, motorla gelecekler için taş yolun hemen önüne park edebilirsiniz ancak araçla gelecekler için maalesef sorun yaşayabilirsiniz. Manzarası çok iyi, girişi dar, bebek arabası ile zorlanabilirsiniz, eşyalar özenle korunmuş,dönemin tarihi dokusunu yansıtan şekilde dizayn edilmiş.üst katta boğaza açılan pencere önünde resim çekilmeyi unutmayın :)