
Geçici Olarak Kapalı
Google Haritalar'da geçici olarak kapalı görünüyor (bot tarafından otomatik işaretlendi) — lütfen doğrulayın.
Kilyos Kalesi
location_onSarıyer / İstanbul · Tarihi Yer · Kale · 60 değerlendirme
Giriş: ÜcretsizBilgiler
Açıklama
Kilyos Kalesi Nedir? Kilyos Kalesi, İstanbul'un Sarıyer ilçesine bağlı Kumköy (Kilyos) sahilinde, Karadeniz'e hakim kayalık bir burun üzerinde yer alan tarihi bir savunma yapısıdır. Karadeniz ile İstanbul Boğazı'nın kuzey girişini denizden gelebilecek tehditlere ve akınlara karşı korumak amacıyla stratejik bir noktada inşa edilmiştir. Geçmişte gözetleme, savunma, sahra hastanesi ve askeri garnizon amaçlarıyla kullanılmıştır. Tarihçesi İlk Dönem: Kalenin ilk inşasının Doğu Roma (Bizans) dönemine (4.-5. yüzyıl) uzandığı ve 14. yüzyılda Boğaz ticaretini denetleyen Cenevizliler tarafından yeniden tahkim edildiği kabul edilmektedir. Osmanlı Dönemi: 17. yüzyıldaki Kazak akınlarına karşı önemli bir karakol haline gelen yapının arşivlerdeki en eski yeniden inşa ve masraf kayıtları 1708 tarihlidir. Dönem belgelerinde zaman zaman Bağdadcık Kalesi adıyla da anılmıştır. Sultan I. Abdülhamid (1782) ve Sultan II. Mahmud (1826) dönemlerinde geniş kapsamlı onarımlardan geçmiş; kapısına Sultan II. Mahmud'un tuğrası ve onarım kitabesi yerleştirilmiştir. 19. ve 20. Yüzyıl: 1854 yılındaki Kırım Savaşı sırasında kale bir dönem sahra hastanesi olarak kullanılmıştır. I. Dünya Savaşı ve ardından gelen mütareke yıllarında Boğaz güvenliğinde rol oynamış, II. Dünya Savaşı sırasında ise savunmayı güçlendirmek amacıyla tabyalarına Krupp marka çelik toplar konuşlandırılmıştır. Cumhuriyet Dönemi: Uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetleri uhdesinde askeri alan ve dinlenme tesisi/gazino olarak kullanılan yapı, günümüzde koruma altında olup ziyarete kapalı durumdadır. Mimari Özellikleri Plan Şeması: Yaklaşık 90x90 metre ölçülerinde kareye yakın bir alana oturan kalenin dört köşesinde dörtgen burçlar tasarlanmıştır (doğu köşesindeki burç günümüze ulaşamamıştır). Yapı Malzemesi: Beden duvarları moloz taş ve harç ile örülmüş, kemerlerde ve dış yüzey kaplamalarında kesme taş kullanılmıştır. Mevcut dokusu ağırlıklı olarak Osmanlı dönemi askeri mimarisinin niteliklerini taşır. İç Mekan ve Avlu: İki katlı kurgulanan yapının iç avlusuna bakan cephelerinde tonoz örtülü asker koğuşları, muhafız odaları, mahzen ve cephanelik hacimleri yer almaktadır. Üst kısımdaki seyirdim yoluna rampalar aracılığıyla ulaşılmaktadır. Su Deposu ve Teraziler: Kalenin orta avlusunda yağmur sularını biriktirmek üzere inşa edilmiş geniş bir su sarnıcı yer alır. Bu sarnıçtan çevreye su dağıtımını sağlayan üç adet tarihi su terazisi kalenin su sisteminin parçası olarak varlığını korumuştur. Anıt Çınar: Kalenin giriş kapısının hemen karşısında, fethin ve kalenin alınışının anısına yaklaşık 1460 yılında dikildiği kabul edilen anıt bir çınar ağacı yer almaktadır.
Ücretler
Ziyaret Bilgileri
Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Giriş yoktu,telleri atlayarak girdik terkedilmiş çöplük içinde tarihi bir yer tarihi bir eser olduğunu kapısının üzerindeki arapça kitabe ve yapılış tarihinin arapça rakamlardan olduğunu anlayabilirsiniz, arapça rakamları Allah'tan okuyabiliyorum. Tarihini anlatacak yazı levhaları maalesef yoktu Giriş bahçesinde bir Çınar ağacı ,üzerinde 1460 yılında dikildiği yazan levha dikkatinizi çekiyor.
Tarihi bilgiler Cenevizliler tarafından inşa edildiğini yazıyor. Halen askeri alan içinde kaldığı için ziyareti oldukça sıkıntılı. Zamanında sarnıç olarak ta hizmet etmesi için ortasında bu amaçla depo inşaa edilmiş. Osmanlı döneminde 2. Mahmut tarafından bakımı yapılmış. İçindeki anıt çınar tarihin soluklarını üflüyor rüzgarda. İlgisizlik nedeniyle hak ettiği teveccühü gördüğü söylenemez.
Bizans döneminde Cenevizliler tarafından yapılmış,restorasyona ihtiyaç duyulan konumu itibariyle mükemmel bir kale,mutlaka görülmeli.
Huzur bulduğum ve geniş bir manzaraya sahip olan en nadir yerlerden biri. Malesef kalenin içinde alkol tüketip ahlaksız davranan gençlerimiz sayesinde kale bir kaç ay önce kapanmış.
Eskiden çok güzeldi,şimdi terk edilmişliğin çaresizliğini yaşıyor