
Hz. Kab Bin Malik R.A.
location_onEyüpsultan / İstanbul · Türbe · 110 değerlendirme
Bilgiler
Açıklama
Hz. Kab Bin Malik R.A. Kimdir? Kâ'b bin Mâlik el-Ensârî (ö. 670 veya 673 civarı), Hazrec kabilesinin Selimeoğulları koluna mensup Medineli meşhur bir sahabidir. İslam tarihinin ve edebiyatının en seçkin simalarından biri kabul edilen Kâ'b b. Mâlik, özellikle İslam'ı ve Hz. Muhammed sav'i şiirleriyle savunan üç büyük Peygamber şairinden biri (Hassân b. Sâbit ve Abdullah b. Ravâha ile birlikte) olarak tanınır. Hayatı ve Katkıları İslamiyet'i Kabulü ve Akabe Biatı: Hicretten önce İslam'ı benimseyen Kâ'b bin Mâlik, Medineli Müslümanların Resûlullah ile buluştuğu İkinci Akabe Biatı'na katılan ilk Ensar heyetinde yer almıştır. Peygamber Şairi Olması: Müşriklerin hicivlerine karşı güçlü ve etkili şiirleriyle İslam toplumunun ve Hz. Peygamber'in savunuculuğunu üstlenmiş, dönemin en saygın şairleri arasında anılmıştır. Savaşlar ve Gazveler: Bedir Gazvesi dışındaki neredeyse bütün gazvelere katılmıştır. Özellikle Uhud Harbi'nde büyük kahramanlık göstermiş, Hz. Peygamber'i canı pahasına korurken vücudunda 17 yara almıştır. Tebük Seferi ve Tevbesi: Tebük Seferi'ne geçerli bir mazereti olmaksızın tembellik ve ihmal yüzünden katılmamış; ardından doğruyu söyleyip bahanelere sığınmayarak 50 gün süren bir imtihandan geçmiştir. Samimi pişmanlığı üzerine hakkında Tevbe Suresi'nin 118. ayeti inerek tövbesinin kabul edildiği müjdelenmiştir. Bu olay, İslam ahlakında doğruluğun ve tövbenin simgesi kabul edilir. İlmî Faaliyetleri ve Rivayetleri: Hz. Peygamber'den bizzat pek çok hadis rivayet etmiş, hadis literatürüne önemli aktarımlar kazandırmıştır. Hayatının son dönemlerinde görme yetisini kaybetmiş ve Medine'de vefat etmiştir. Türbesi İstanbul'un Eyüpsultan ilçesi Defterdar Mahallesi'nde, Haliç Köprüsü'nün kenarındaki sur dibinde ve Hacı Hüsrev Parkı/Camii yerleşkesi içinde yer alan kabir, Osmanlı kaynaklarında sahabe kabri veya makamı olarak tescil edilmiştir. Kâ'b b. Mâlik'in Medine'de vefat ettiği bilinmekle beraber burası bir makam türbe niteliğindedir veya fetihten önceki İstanbul kuşatmalarına katılmış aynı adlı bir sahabeye atfedilmiştir. Yapı Osmanlı döneminde Sultan II. Mahmud (1835) ve Sultan Abdülmecid (1858) devirlerinde tamir edilmiş; 1970'li yıllarda köprü ve yol yapımı sırasında zarar gördükten sonra 1990'lı yıllarda çevre düzenlemesiyle yeniden ihya edilmiştir.

Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Ben gittiğimde açık değildi, yine de çok güzeldi. Ziyaret edebilirsiniz. Park kısmında evsiz vatandaşlar vardı, sesler yükseldi bi ara, belediyenin gereken aksiyonu alması gerekir.
Bu manevi yeri, bilmeyendir çoktur. Bu mekanda Hz. Ka'b türbesi, sahabelerden Hz. Hamdullah El-Ensari türbesi, İstanbul kuşatmasına katılan sahabelerin kabirleri, Toklu dede kabini ve Hz. Ebu Şeybe El-Hudri türbesi bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) süt kardeşi olan Ebu Şeybe el-Hudrî Hazretleri'nin mübarek türbesini ziyaret etmek her Müslümanı görevidir.
Eyüp / İstanbul Peygamber Efendimizin Üç Şairinden bir tanesi olan Hicretten önce islamla Şereflenmiş Sahebe Efendimiz .622 yılında Peygamber efendimizi Hac mevsiminde Medineye giden Ensar Heyetinde Bulunan Sahabe Efendimizin.Surların Yanındaki Türbede Her Daim ziyaret ediliyor . Türbe Bahçe Ve Camiden oluşan Bölümler var . Kedi Dostlarımıza Mama Götürmeyi unutmayalım lütfen. Kaab Bin Malik R.A77 Yaşında İstanbul Surlarında Şehit olmuştur . Allah şefaatlerine nail eylesin inşallah 💚💐🌹
İSTANBUL – EYÜP DEN UNKAPANINA GİDERKEN YA VEDUD CAMİNİN KARŞISINDA YER ALAN HZ.KAB CAMİNİN HEMEN YANINDA Eyüp Sultan sınırları dahilinde, Anadolu yakasına geçerken Haliç Köprüsü ‘nün sağında kalan bir türbe vardır. Köprüden kuşbakışı görülebilen bu türbe, Ayvansaray Caddesi ‘nin sağında, çevre yolu ile surların arasında yemyeşil çimlerle kaplı bir alanda yer almaktadır. Yanında yine kendisi gibi bakımlı ve yeni yapıldığı belli olan ancak tarihi dokusunu koruyan bir cami bulunmaktadır. Türbe, caminin sur tarafındadır. İsmi Hz. Ka’b Türbesi’dir.Türbeye adı verilen Ka’b hazretleri’nin kim olduğu belli değildir. Kaynaklarda, türbeye ait kayıtlarda, kitabelerde sadece Ka’b ismi kullanılmaktadır. Hakkında bilgi verilmemektedir. Elimizdeki kaynaklarda, ismi Ka’b olan dört sahabeden söz edilmektedir. Bunların hayatlarıyla ilgili bilgi verilirken İstanbul’la bir alakaları gösterilmemektedir.
Kab Bin Malik Hazretlerinin makam kabrinin başındayız. Öncelikle şunu belirtelim ki Ashabın içinde aynı ismi sahib 17 sahabenin olduğu rivayet ediliyor ama hangi güzide sahabe buralara kadar gelmiş ve şehit olmuştur onu bilemiyoruz. Ancak halk arasındaki yaygın inanış ve rivayetlerde belirtildiği kadarı ile Hz. Peygamber’in meşhur üç şairinden biri olan Ka’b Bin Malik hazretlerinin makam kabri olarak biliniyor. Türbe bu mübarek zatın adının verildiği caminin hemen yanı başında, Efendimizin sütkardeşi Ebu Şeybet’ül hudri hazretlerinin kabrinin karşısında bulunuyor. Ka’b b. Mâlik (r.a.) hicretten önce İslamiyet’i kabul etti. Miladi 622 yılı hac mevsiminde Rasul-i Ekrem (s.a.s.)’i yurtlarına davet etmek üzere Mekke’ye giden Yesrib heyeti arasında yer aldı. Şairlerin söylediklerinin çok önemsendiği bu zamanda Hz. Peygamber (s.a.s.) onun şair olduğunu öğrenince mutlu olmuş durumdan duyduğu memnuniyeti de dile getirmiştir. İslamiyet’i kabulünden önce şiirleriyle meşhur olan, Müslümanlığından sonra da Rasulüllah (s.a.s.)’ın şairi sıfatıyla Hassan b. Sabit (r.a.) ve Abdullah b. Revâha (r.a.) ile birlikte anılan Ka’b (r.a.)’ın Medine’nin beş büyük şairinden biri sıfatıyla Hassan b. Sâbit (r.a.)’ten sonra geldiği kabul edilmektedir. Onun, şiirlerinde İslam askerlerinin savaşlarda gösterdiği kahramanlıkları işlediği, ilerideki savaşlarda da yiğitlik göstereceklerini söyleyerek müşriklerin moralini bozduğu rivayet edilir. Ayrıca kaynaklarda Evs kabilesinin onun şiirlerinden etkilenerek İslamiyet’i kabul ettiği belirtilir. Ka’b, Tebük seferi hariç, Medine döneminde gerçekleştirilen gazvelerin tamamında bulundu. Kahramanlık gösterdiği ve on yedi yerinden yaralandığı Uhud Gazvesi’nde Rasulüllah (s.a.s.)’ın zırhını, Rasul-i Ekrem (s.a.s.) de onun zırhını giymiştir. Bu savaştaki çarpışmalar esnasında Allah Rasulü (s.a.s.)’nün öldüğü şayiasından sonraki dağılma esnasında onu ilk defa Ka’b (r.a.) görüp, "Müjdeler olsun ey Müslümanlar, Rasulüllah ölmedi, yaşıyor!" diye bağırmış, bunun üzerine yeniden toparlanan Müslümanlar gerçekleştirdikleri toplu hücum ile düşmanı geri püskürtmeyi başarmışlardır. Ka’b b. Mâlik (r.a.), Tebük seferi ilân edildiğinde sağlığı ve maddi imkânı yerinde olmasına, hatta savaşa iştirak etmek amacıyla özel bir binek satın almasına rağmen, rahatına düşkünlüğü ve nefsine mağlup olması sebebiyle sefere çıkmayıp, bu zor şartlarda Müslümanları yalnız bırakmış.Ancak bu durumdan çok büyük pişmanlık duymuş bunu da efendimiz s.a.v dürüstçe bildirmiş en sonunda da tövbesi kabul olmuştur. İstanbul’un fethinden sonra inşa edilen İçinde bulunduğumuz bu Türbe II. Mahmut Han zamanında 1835 tarihinde ve Sultan Abdülmecit han zamanında 1858 de tamir edilmiş ve şimdiki halini almıştır. Kabri üzerinde süslü bir hatla ” Ashab’tan Ka’b Hazretleri” yazılıdır.