
Geçici Olarak Kapalı
Google Haritalar'da geçici olarak kapalı görünüyor (bot tarafından otomatik işaretlendi) — lütfen doğrulayın.
Gülbahar Hatun Türbesi
location_onFatih / İstanbul · Türbe · 104 değerlendirme
Bilgiler
Açıklama
Gülbahar Hatun Kimdir? Gülbahar Hatun (ö. 1492), Osmanlı Devleti’nin yedinci padişahı Fatih Sultan Mehmed’in eşi ve sekizinci padişah Sultan II. Bayezid ile Gevherhan Sultan’ın annesidir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte vakfiye ve arşiv belgelerinde ismi "Gülbahar bint Abdullah" olarak zikredilmekte, bu unvan da onun saraya intisap etmiş cariye kökenli bir hanım olduğuna işaret etmektedir. 1481 yılında oğlu II. Bayezid’in tahta çıkışıyla birlikte Osmanlı sarayında Valide Sultan makamının erken ve en nüfuzlu temsilcilerinden biri haline gelmiş, 1492 yılındaki vefatına kadar bu konumunu sürdürmüştür. Hayatı ve Katkıları Saray Yaşamı ve Amasya Yılları: 1446 civarında Fatih Sultan Mehmed ile nikahlandığı kabul edilen Gülbahar Hatun, 1448 yılında Şehzade Bayezid’i, ardından kızı Gevherhan Sultan’ı dünyaya getirmiştir. Oğlu Bayezid’in uzun yıllar Amasya sancak beyliği yaptığı dönemde onun yanında kalmış, sancak sarayının idaresini üstlenmiş ve oğlunun taht mücadelesi sürecinde manevi ve siyasi desteğini sağlamıştır. Valide Hatunluk Dönemi ve Devlet Yönetimindeki Nüfuzu: Fatih Sultan Mehmed’in vefatının ardından 1481'de II. Bayezid tahta geçince Topkapı Sarayı Harem Dairesi'nin başına geçmiş ve "Valide Hatun / Valide-i Macide" sıfatıyla sarayın en güçlü kadını olmuştur. Oğluna hitaben yazdığı ve günümüze ulaşan mektuplardan anlaşıldığı üzere, sadrazamlar, vezirler ve devlet ricali hakkında kanaatlerini padişaha aktarmış, devlet meselelerinde oğluna tavsiyelerde bulunarak siyasi dengelerde etkili olmuştur. Hayır Eserleri ve İmar Faaliyetleri: Hayatı boyunca hayır işlerine ve vakıf mülklerine önem vermiş; Tokat, Amasya ve İstanbul gibi farklı Osmanlı şehirlerinde gelir getiren mülkler ve hayır yapıları tahsis etmiştir. Türbesi Gülbahar Hatun Türbesi, İstanbul’un Fatih ilçesinde, Fatih Camii haziresinde ve Fatih Sultan Mehmed Türbesi’nin karşısında yer almaktadır. İlk yapı Gülbahar Hatun’un 1492 yılındaki vefatından sonra inşa edilmiş, 1766 yılındaki büyük İstanbul depreminde yıkılınca 1767-1768 yıllarında Sultan III. Mustafa tarafından Mimar Mehmed Tahir Ağa’ya sekizgen planlı olarak yeniden yaptırılmıştır. Cibali yangınında zarar gördükten sonra Sultan I. Abdülhamid devrinde onarılan türbenin içinde Gülbahar Hatun, kızı Gevherhan Sultan ve saray mensubu iki kadına ait olmak üzere toplam dört sanduka bulunmaktadır.

Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Fatih Camisinin içinde sade ve zarif bir Osmanlı yapısı. Oranları dengeli, taş işçiligi temiz ve abartısız. Küçük ölçekte ama karakteri güçlü bir türbe. II. Bayezid’in annesi Gülbahar Hatun’un burada medfun olması da yapının tarihî önemini artırıyor. Tarih ve mimariye merakı olanlar için görülmeye değer.
Emine Gülbahar Hatun, (Osmanlıca: امٖينه كل بهار خاتون) Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmed'in 1446'da Manisa'da evlendiği ilk eşi, Gevherhan Hatun'un ve II. Bayezid'in[2][3] annesi
Türk Hakan'ının eşi. Umarım Fatih ile çok didişip onun ilerideki fetih potansiyelini semirmemiştir. Tabi işin şakası, duamızı ettik.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın eşine ait olan türbedir ve onun türbesinin hemen karşısında bulunmaktadır. Sade bir yapısı vardır.
Gülbahar Hatun, Fatih Sultan Mehmet Han’ın eşi ve Sultan II. Beyazıt’ın annesidir. Fatih Sultan Mehmet’in haremine 1446 yılında girmiştir. İki sene sonra, 1448 yılında oğlu Sultan II. Beyazıt’ı, daha sonra da Gevherhan Sultan’ı dünyaya getirmiştir. Oğlu Sultan II. Beyazıt tahta çıkınca “Valide Sultan” olan Gülbahar Hatun 1492 yılında vefat etmiştir. Türbe, Fatih Camii haziresindedir. Eski türbe, Fatih Sultan Mehmet Türbesi gibi, 1766 yılında meydana gelen depremde yıkılmıştır. 1767 yılında, Sultan III. Mustafa’nın isteği üzerine, eski türbenin kolon kısımları üzerinde türbe Mimar Mehmet Ağa’ya yeniden inşa ettirilmiştir. Türbe eski türbe gibi sekizgen planlı ve tek kubbelidir. Kesme taştan yapılmıştır. Dıştan oldukça sadedir. Altlı-üstlü birer pencere ile aydınlanır. Kapı üzerinde iki satır halinde yazılmış kitabesi vardır. Kitabede şunlar yazılıdır. Türbe 1782 yılında meydana gelen Cibali yangınında hasar görmüş, Sultan I. Abdülhamit tarafından onarılmış ve yukarıdaki kitabe konulmuştur. Türbeyi çeviren parmaklıklarda bulunan ikinci kapı üzerine mermerden oval bir şekilde yerleştirilmiş olan kitabenin her iki yüzüne de ayetler yazılmıştır. Bu kitabe 1894 tarihli olup, Hattat Tevfik Efendi’nin imzasını taşımaktadır. Türbe içte de sadedir. Zemine altıgen tuğlalar döşenmiştir. Yegane süs öğesi, kubbede görülen sade motifli kalem işidir.