
Hz. Ebu Said El Hudri R.A.
location_onFatih / İstanbul · Türbe · 64 değerlendirme
Bilgiler
Açıklama
Hz. Ebu Said El Hudri Kimdir? Ebû Saîd el-Hudrî (asıl adıyla Sa'd b. Mâlik b. Sinân el-Hazrecî), Medine'nin Hazrec kabilesinden olup Hz. Muhammed sav'in ashabı arasında yer alan genç ve önde gelen sahâbîlerdendir. İslam tarihinde fıkıh bilgisi ve hadis rivayetindeki öncülüğüyle tanınan Ebû Saîd el-Hudrî, binden fazla hadis rivayet eden yedi sahâbîden (müksirûn) biri olarak kabul edilir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte hicretin 74. yılında (M. 693-694) Medine'de vefat etmiş ve Cennetü'l-Bakī Kabristanı'na defnedilmiştir. İstanbul Fatih'te bulunan kabri ise İslam fütühatı hatırasına ve sahabeye duyulan hürmete binaen tesis edilmiş manevi bir makam kabirdir. Hayatı ve Katkıları Savaşlar ve Gazveler: Uhud Gazvesi öncesinde orduya katılmak istemiş ancak yaşının küçük olması nedeniyle Hz. Peygamber tarafından savaşa katılmasına izin verilmemiştir. Babası Mâlik b. Sinân'ın Uhud'da şehit düşmesinin ardından, Hendek Gazvesi başta olmak üzere Hz. Peygamber ile birlikte on iki gazveye katılmış ve Bey'atürrıdvân'da hazır bulunmuştur. İlmî Faaliyetleri ve Hadis Rivayeti: Sahâbe neslinin en yetkin fakihlerinden biri sayılmış; Medine'de fetva veren heyette yer alması sebebiyle "Medine müftüsü" ve imam unvanlarıyla anılmıştır. Hz. Peygamber'den bizzat rivayet ettiği 1170 hadis ile İslam dininin fıkhi hükümlerinin ve sünnet mirasının sonraki kuşaklara aktarılmasında kritik bir rol oynamıştır. Manevi Duruşu ve Ahlakı: Babasının şehadetinden sonra ailesinin geçim darlığı çekmesi üzerine Hz. Peygamber'in tavsiyesi doğrultusunda kimseden talepte bulunmamayı ilke edinmiş, kanaatkârlığı, zühdü ve vakur ilmi şahsiyetiyle tanınmıştır. Türbesi Hz. Ebu Said el-Hudrî Makam Türbesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde Derviş Ali Mahallesi sınırlarında, Kariye Camii'nin hemen bitişiğindeki Kariye Türbesi Sokağı üzerinde yer almaktadır. Kendisi esasen Medine'de medfun olmakla birlikte, İstanbul'daki bu açık makam türbesinin geçmişi Osmanlı arşiv kayıtlarına göre 1146 (M. 1733) yılına kadar uzanmaktadır. Zamanında bir medrese avlusunda yer alan yapı, 1763'te Haseki Sultan Mütevellisi Hızır ve 1886-1887 yıllarında Şeyh Mehmed Ârif tarafından ihya edilmiş olup günümüzde parmaklıklarla çevrili, kitabeli bir açık türbe/hazire olarak varlığını sürdürmektedir.

Henüz fotoğraf eklenmemiş.
Yorum Yap
Kendisi ashab-ı kiramdan lakin kendisinin kabri burada değildir makam kabiledir burası kendisinin kabrini hatırlamıyorum nerede olduğunu Kariye camii'nin yanında ve mezarının yanında türbedarı mezarı bulunmaktadır.
İstanbul / Edirnekapı Kariye Cami Avlu içinde Bulunan Sahabe Efendilerimizden Ebu Said El Hudri R.A Türbesi Bulunuyor. Medine’nin Hazrec Kabilesinden olan Daha çok künyesi ile Tanınan Hudri Nisbesini Dedelerinden Alan Sahabelerimizdendir Uhud Gazvesine Katılmak için Peygamber efendimizin Huzuruna 13 yaşında çıkmış Babası Savaşa katılmasını istediği halde Peygamber efendimiz izin vermemişti . İstanbul’un Fethine katılıp şehid düştüğü Rivayet ediliyor. Allah Şefaatlerine nail eylesin inşallah 💚💐🌷
En çok hadis rivayet eden ilk 7 işinden birisi imiş. Çok şaşırdım. Kariye camisinin kenarında. Cami ziyaretinden önce mutlaka uğranılması gerek bence.
Böyle yerleri kim neden ve hangi akla hizmet uydurur bilmem. Anlaşılacak iş değil. Yahu makam diye bişey uydurmuşlar! Gelip boş kabri Allah Rasulünün Sahabesi var sanıp ziyaret ediyoruz. :) Ben de ilk görünce şaşırdım, ziyaret ettim lakin boşa etmişiz. TDV İslam Ansiklopedisinde yazan bilgiyi paylaşıyorum; Ebû Saîd, vefatından bir süre önce oğlu Abdurrahman’ı Cennetü’l-bakī‘a götürerek öldüğü zaman gömülmeyi istediği uzak bir köşeyi gösterdi; üzerine türbe yapılmamasını, arkasından yas tutulmamasını vasiyet etti. 74 (693-94) yılında Medine’de vefat etti ve istediği yere gömüldü. 63 (682-83), 64 (683-84) ve 65 (684-85) yıllarında öldüğüne dair rivayetler isabetli değildir. Diğer bazı sahâbîler gibi Ebû Saîd el-Hudrî’nin de İstanbul’da Kariye Camii yakınında bir makam-kabri bulunmaktadır. İstanbul’un kuşatılması sırasında şehid düştüğü ve buradaki türbede medfun olduğuna dair çeşitli eserlerde kaydedilen bilginin ise (Ünver, s. 23-24; İst.A, IX, 4857-4858) gerçekle ilgisi yoktur.
Ebu Said el-Hudri: Genç Yaşta Yetişen Büyük Bir Sahabe Efendimizdir Ebu Said el-Hudri, İslam Peygamberimiz Muhammed (sav)'in en genç sahabelerinden biri olarak bilinir. Medine'nin yerlilerinden olan Hudri, Hz. Peygamberimizin sözlerini ve yaşantısını en iyi şekilde öğrenerek İslam'a büyük hizmetler sunmuştur. İşte Ebu Said el-Hudri efendimiz hakkında dikkat çeken bazı özellikler: Gençliğinden İtibaren İslamiyet'e Hizmet: Henüz genç yaştayken İslam'ı kabul eden Ebu Said efendimiz , Peygamber Efendimiz'e olan sevgisi ve bağlılığıyla öne çıkmıştır. Bedir Savaşı'na katılmak istemesine rağmen yaşı küçük olduğu için izin verilmemiş, ancak sonraki tüm gazvelere katılmıştır. İlim Ehli: Peygamber Efendimiz'in hadislerini büyük bir titizlikle dinleyen ve ezberleyen Ebu Said efendimiz , 1170'ten fazla hadis rivayet etmiştir. Bu sayısıyla en çok hadis rivayet eden sahabeler arasında yer alır. Fıkıh Alimi: Genç yaşına rağmen fıkıhtaki derin bilgisiyle tanınan Ebu Said efendimiz , "Medine Müftüsü" olarak anılmıştır. İctihadları ve fetvalarıyla İslam hukukunun gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır. Sabırlı ve Metanetli Bir Şahsiyet: Yaşadığı zorluklara rağmen sabırlı ve metanetli bir kişiliğe sahip olan Ebu Said efendimizin , İslam'a olan bağlılığından hiçbir zaman vazgeçmemiştir. Tevazuu: Büyük bir alim olmasına rağmen son derece mütevazı bir kişiliğe sahip olan Ebu Said efendimiz , insanlara karşı daima iyi davranmıştır. Ebu Said el-Hudri Hz Önemi Hadislerin Güvenilir Ravisi: Rivayet ettiği hadislerdeki güvenilirliği sayesinde İslam'ın temel kaynaklarından biri olan hadis ilminin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Fıkıh İlminin Gelişmesine Katkıları: İctihadları ve fetvalarıyla İslam hukukunun şekillenmesinde önemli bir role sahip olmuştur. Müslümanlara Örnek Bir Şahsiyet: Genç yaşta ilim öğrenmeye ve İslam'a hizmet etmeye başlaması, müslümanlara örnek bir şahsiyet olmasını sağlamıştır. Ebu Said el-Hudri Efendimiz , hem genç yaşta yetişmiş olması hem de ilimdeki derinliğiyle İslam tarihinde önemli bir yere sahiptir. Hadisleri ve fıkıh bilgisiyle İslam'ın temel kaynaklarına önemli katkılar sağlamış, müslümanlara örnek bir şahsiyet olmuştur. Aslen Medine'li (Ensârî) Sahabelerden, birçok Hadis rivayet etmiş ve İstanbul'da 86 yaşlarında ahirete irtihal etmiştir . Niağmel Ceyş'ten olup, İslam Ordusu'nun 12. gazasına katılarak Konstantinopolis'i fethedebilmek için 74/693 yılında İstanbul'a gelmiştir. Allah şefaatine bizleri nail eylesin inşallah